Bitki beslemede uzman kuruluş
Bitki beslemede uzman kuruluş
Yetiştiricilik Noksanlıklar Ürünler Zararlılar Hastalıklar Konular Havale bilgileri

BİTKİLERDE AZOT NOKSANLIĞI ve BELİRTİLERİ

(nitrogen deficiency and symptoms in plants)

Azotun doğadaki kaynağı atmosferdir. Toprak da bulunan azot çeşitli yollarla alt toprağa geçmiştir.

Damla sulama
Organik Gübre
Azot - Çinko
Azot - Demir

Toprağı oluşturan materyalde azot bulunmadığı için, ayrıca atmosferden toprağa geçmiş olan azot da toprak da iyi birşekilde depolanma kabiliyetinde olmadığı için, toprakların azot içerikleri genellikle düşüktür.

Toprakta bulunan azotun ana deposu organik maddedir. Organik maddeye bağlı bulunan azot ise bitkilerin hemen alabileceği durumda değildir. Bununla beraber organik maddenin zamanla parçalanması neticesinde içinde bulunan azot dan bitkiler faydalanabilir.

Dünya topraklarının büyük bölümünde azot noksandır.

Özellikle organik madde miktarı çok düşük olan ülkemiz toprakları azot bakımından oldukça fakirdir. Bu nedenle azotlu gübrelemeye sürekli olarak ihtiyaç duyulmaktadır.

Azot bitkide birçok önemli organik bileşiğin yapısında yer alır. Proteinler, amino asitleri, nükleik asitler, enzimler, klorofil, ATP, ADP azot içeren önemli organik bileşiklerdir. Bitkide yeni hücrelerin ölçümü için azot gereklidir.

Azot noksanlığında, bitkilerde büyüme oranı düşer. Yani bitkinin büyümesi yavaşlar.

Bitki küçük kalır. Sürgün sayısı azdır ve sürgün boyu normalden kısa olur.

Yapraklar küçülür ve yaşlı yapraklarda vaktinden önce dökülme görülür.

Kök gelişmesi ve özellikle köklerde dallanma zayıflar.

Narenciye yetiştiriciliğinde azot noksanlığı

Nitrogen deficiency in citrus

Narenciyede azot noksanlığı ağaçların büyüyememesine neden olur. Donemdeki azot noksanlığı yapraklarınaçık yeşil renkli ve sarı olması ile kendini gösterir. Sürgünler kısa, zayıf, ince olur ve ağacın değişik yerlerinde düzensiz bir şekilde sürgünlerde ölme görülür.
Meyveler küçük, açık renkli, kalın kabuklu olur ve erken olgunlaşır.

Elma yetiştiriciliğinde azot noksanlığında,

yapraklar küçük, dar, açık yeşil renkli olur. Yaşlı yapraklar sarımsı portakal renkli veya kırmızımsı mor renkli olabilir ve erken dökülürler. Yaprak sapları dal ile dar açı oluşturacak şekilde bir görünümdedir, ince ve kısadır ve eğer noksanlık çok şiddetli ise sapları öldüğü görülür.

Sürgün gelişimi zayıftır. Tomurcuk ve çiçek sayısı az, çiçeklerin döllenme suresi kısadır. Meyveler olgunlaşmadan renklenirler. 

Şeftali yetiştiriciliğinde azot noksanlığında,

dal ve sürgünler kısa ve zayıf, kabuklan kahvemsi ve morumsu renkli olur. Yapraklar sarımsı yeşil renkli, yaşlı yapraklar kırmızımsı sarı ve bazen nekrozludurlar. Erken yaprak dökümü olur. Meyveler küçük ve ekseri bozuk şekillidirler.

Armut, kiraz ve erik yetiştiriciliğinde azot noksanlığının

simptomları elmadakine benzemektedir. Kirazda meyveler koyu renkli olurlar.
Yapraklar küçük, dar, açık yeşil renkli olur. Yaşlı yapraklar sarımsı portakal renkli veya kırmızımsı mor renkli olabilir ve erken dökülürler. Yaprak sapları dal ile dar açı oluşturacak şekilde bir görünümdedir, ince ve kısadır ve eğer noksanlık çok şiddetli ise sapları öldüğü görülür. Sürgün gelişimi zayıftır.

Tomurcuk ve çiçek sayısı az, çiçeklerin döllenme suresi kısadır. Meyveler olgunlaşmadan renklenirler. 

Ceviz yetiştiriciliğinde azot noksanlığı

ağaçların büyüyememesine neden olur. Azot noksanlığı yapraklarınaçık yeşil renkli ve sarı olması ile kendini gösterir. Sürgünler kısa, zayıf, ince olur ve ağacın değişik yerlerinde düzensiz bir şekilde sürgünlerde ölme görülür. Meyveler küçük, açık renkli, kalın kabuklu olur ve erken olgunlaşır.

Azot noksanlığı cevizin özellikle vegetatif gelişmesini olumsuz etkiler. Yaprak, gövde sistemi oldukça zayıf olur. Vegetatif gelişme periyodu kısalır, bitkiler erken olgulaşır. Erken çiçek açar. Erken yaşlanma, azotun sitokinin sentezi ve taşınması üzerine olan etkisinden kaynaklanmaktadır. Sitokinin bitkinin kuvvetli büyümesini ve genç dönemi daha uzun sure kalmasını sağlayan bir hormondur.

Azot noksanlığında bu hormonun azalması bitkinin erken yaşlanmasına, diğer bir deyişle vegetatif gelişme periyodunun kısa olmasına neden olur.

Kayısı yetiştiriciliğinde azot noksanlığında,

yapraklar kısa ve sarımsı yeşil renkli olurlar. Dallar ince gelişirler. Genellikle çiçek bol olmakla birlikte, meyve sayısı az ve meyveler küçük olur.

Asma yetiştiriciliğinde azot noksanlığında,

yaprakları yeşil renklerini kaybederek açık yeşil ve sarıya döner. Yaprak kenarları nekrozlu ve aşağı doğru kıvrık olur. Yaprak sapları pembemsi bir renktedir. Sürgünler zayıf, uçlar solgun vaziyettedir.

Çilek yetiştiriciliğinde azot noksanlığı

gelişmeyi çok zayıflatır. Yapraklar sarımsı yeşil renkli ve küçük olurlar. Yaprak sapları sert ve yukarı doğru dik vaziyettedir. Stolon sayısı az olur.

Yaşlı yapraklar kırmızı tonlu renklere döner. Yaprak kenar dişleri en önce renk değiştirir ve ölürler.

İz element noksanlıklarına benzer şekilde, yaprak damarlan yeşil renklerini bir sure korurlar. Çiçeklenme ve meyve tutumu azalır ve meyveler küçük kalırlar.

Tahıllar yetiştiriciliğinde azot noksanlığında

bitkiler ince, zayıf ve kısa boylu olurlar. Tarların genel görünümü açık yeşil veya sarımsı yeşil renklidir. Yaşlı yapraklar uçlardan başlayarak sarıya döner, bazen kahverengileşir, sonunda solarak erken ölürler.

Gövdenin alt kısmı genellikle kırmızımsı renk değişimi gösterir.

Kardeşlenme zayıftır, hatta noksanlık çok, şiddetli ise kardeşlenme hiç olmaz. Başaklar küçük kalırlar.


Domates yetiştiriciliğinde azot noksanlığı 

yaprakların küçük kalmasına, açık yeşil ve sarımsı renk almalarına, ileri aşamada kahverengine dönerek solmasına sebep olur. Bitki sert ve dik bir görünümdedir. Gövde ince, sert ve lifsi bir yapıdadır.

Çiçekler ekseriya olgunlaşmadan dökülürler. Meyveler normalden küçük olurlar ve kızarmadan önceuzun bir sure açık yeşil renkli kalırlar.

Hıyar yetiştiriciliğinde azot noksanlığında,

gövde ince, sert ve lifsi yapılı olur. Yapraklar genelde açık yeşil renkli, özellikle yaşlı yapraklar sarımsı olurlar.

Meyveler kısa, açık yeşil renkli ve çiçek burnu büzülmüş vaziyette olur.

Marul yetiştiriciliğinde azot noksanlığında,

büyüme gerilemesinden cüce bir görünümdedir. Ekseriya göbek doldurur Yapraklar açık yeşil, yaşlı yapraklar ise önce sarıya, sonra kahverengine döner ve sola erken ölürler.
Bazı marul çeşitlerinde morumsu veya kahvemsi lekeler görülebilir.

Soğan yetiştiriciliğinde azot noksanlığında,

kısa kalır fakat dik bir görünümdedirler. Yapraklar açık yeşil renklidir, uçlardan başlayarak yayılan sararma görülür ve erken ölürler.

Azot eksikliğine, azot gübrelenmesi yapılmayan, organik madde bakımından zayıf, kumsal alanlarda rastlanır. Bu tür bir eksiklik nitrat ilavesi ile kolay ve hızlıbirşekilde giderilebilir. Azot bitki gelişimi için gereklidir. Yaprak alanını artırarak, toprak yüzeyinin iyi bir şekilde kaplanmasını sağlar ve böylece topraktan rutubet kaybı önlenir. Aşırı azot gelişimini artırır. Kökte az miktarda ağırlık artışı sağlanmasına karşın şeker oranını düşürür. En uygun gübre miktarı toprak tipine ve kaldırılan ön bitkiye göre değişir. Gübreleme ile verilen azot, topraktaki azot kaynağına bir takviyedir. Azot eksikliğinin belirtileri, toprak sertliğinden dolayı kökün etkin olamaması veya sel nedeniyle kökün havasız kalması durumundada ortaya çıkabilir. Türkiye toprakları, toprakta azot kaynağı olan organik madde bakımından genellikle zayıftır.

Azotun yetersizliğinde bitkilerin genel görünümleri koyu ve canlı yeşil yerine, acık yeşil bir haldedir. Noksanlığın daha ciddi boyutlarda olması halinde, yapraklarda kloroz görülür. Azot noksanlığında yapraklarda görülen kloroz, bütün yaprağın homojen olarak sararması şeklinde ortaya çıkar. Sararma ilk önce yaşlı yapraklarda görülür. Bu nedenle akandan aşağı doğru renk açılır ve sararır. Noksanlığın ileri devresinde ve çok şiddetli olması durumunda yapraklarda nekrozlarda görülebilir.

Azot noksanlığı bitkinin özellikle vegetatif gelişmesini olumsuz etkiler. Yaprak, gövde sistemi oldukça zayıf olur. Vegetatif gelişme periyodu kısalır, bitkiler erken olgulaşır. Erken çiçek açar. Erken yaşlanma, azotun sitokinin sentezi ve taşınması üzerine olan etkisinden kaynaklanmaktadır. Sitokinin bitkinin kuvvetli büyümesini ve genç dönemi daha uzun sure kalmasını sağlayan bir hormondur. Azot noksanlığında bu hormonun azalması bitkinin erken yaşlanmasına, diğer bir deyişle vegetatif gelişme periyodunun kısa olmasına neden olur.

AZOT FAZLALIĞI

Aşırı azotlu gübreleme ile bitkide azot fazlalığı yaratırsa bunun da çeşitli zararları vardır. Aynı azotlu gübreleme bitkinin vegetatif gelişme periyodunu uzatır, çiçeklenmeyi geciktirir. Vegetatif aksam yani yaprak, dal, sürgün miktarı fazla ve iri, geniş, uzun olurlar. Buna karşılık bitkinin generatif gelişmesi zayıf kalır. Dolaysıyla azot fazlalığında başlangıç da bitkilerin genel durumu göze iyi görünse bile, ürün miktarı az olacaktır. Ancak ot için yetiştirilen bitkiler bundan istisnadır.

Azot fazlalığı şeker sentezini azaltır, bu nedenle pancarda aynı azotlu gübrelemeden özellikle kaçınılmalıdır. Ayrıca amino azotunun birikmesi nedeniyle şekerin ekstraksiyonu da güçleşir.

Aşırı fazla azot, bitkilerde çeşitli simptomların da ortaya çıkmasına neden olur. Örneğin örtü altında yetiştirilen hıyar bitkisi yapraklarında fazla azotun simptomlarına sık rastlanmaktadır. Simptomların özelliği azotun formuna göre de değişmektedir. Amonyum fazlalığı hıyar yapraklarında beyazımsı kahve nekrozlar oluşurken, nitrat fazlalığında nekrozlar daha koyu kahvedirler.

Nekrozlu bölgeler arasında renk koyu yeşildir. İleri durumlarda yaprak kenarları aşağı doğru kıvrılır ve sonunda ölürler.

Domateste azot fazlalığında yapraklar fazla geniş ve uçlan aşağı doğru kıvrık olur. Meyveler güç olgunlaşır, renkleri açık olur. Amonyum azotu fazlalığı gövdede yanmalara ve çökmelere neden olur.

Marulda nitrat fazlalığı uç yanıklığı yapar. Bu görüntü klor toksisitesinin yarattığı görüntüye benzer. Özellikle molibden noksanlığı durumunda nitratın uç yanıklığı etkisi daha belirgin olur.

Azot fazlalığı meyvelerde geç olgunlaşmaya neden olur. Bazen erken meyve dökümü görülür. Meyvelerin depolanma kabiliyeti oldukça zayıftır. Depo hastalıklarından fazla zarar görürler.

Tabiatta azotun kaynağı organik maddeler ve havanın serbest azotudur. Havanın serbest azotu ve organik maddelerin bünyesindeki azot bazı kimyasal olaylar (amonifikasyon, nitrifikasyon vs.) sonucunda bitkilerin faydalanabileceği amonyum ve nitrat formuna dönüşür.

Azot bitkilerin temel yapı taşlarındandır. Amino asitler, proteinler, nükleik asitler gibi organik bileşiklerin vazgeçilmez bileşenlerinden biridir. Azot bitkilerde vegetatif aksamın gelişmesini sağlar.

Azot Eksikliği: Azot yetersizliğinde bitkiler genellikle koyu yeşil görünümlerinin aksine soluk açık yeşil bir görünüm kazanırlar. Ciddi noksanlık durumlarına yapraklarda kloroz görülür. Bu durum yaşlı yapraklardan başlar.

Azot eksikliği özellikle bitkinin vegetatif gelişimini olumsuz etkiler. Yaprak ve gövde sistemi zayıf olur. Vegetatif gelişme periyodu kısalır. Bitkiler erken olgunlaşır, erken çiçek açar ve erken yaşlanır.

Elmalarda yapraklar küçük dar ve açık yeşil renkli olur. Yapraklar sarımsı portakal renkli veya kırmızımsı mor renkli olabilir ve erken dökülürler. Yaprak sapları dar açı oluşturacak şekilde, ince ve kısadır. Şiddetli noksanlıkta yaprak sapları ölür. Meyveler olgunlaşmadan renklenirler.

Armut, kiraz ve erikte noksanlık belirtileri elmaya benzer. Kirazda meyveler koyu renkli olurlar.  

Kayısıda yapraklar kısa ve sarımsı yeşil renkli olur. Dallar ince gelişirler. Genellikle çiçek bol olmakla beraber, meyve sayısı az ve meyveler küçük olur.

Şeftalide dal ve sürgünler kısa, zayıf, kabukları kahvemsi mor renkli olur. Yapraklar sarımsı yeşil renkli, yaşlı yapraklar kırmızımsı sarı, bazen de nekrozludur. Erken yaprak dökümü olur. Meyveler küçük ve ekseriyetle bozuk şekilli olurlar.

Asma yaprakları açık yeşil ve sarıya döner. Yaprak kenarları nekrozlu ve aşağıya kıvrık olur. Yaprak sapları pembemsi bir renktedir. Sürgünler zayıf ve uçları ölüdür. 

Azot fazlalığı: Bitkilerde fazla azot vegetatif gelişme periyodunu uzatır. Çiçeklenmeyi geciktirir. Vegetatif aksam yani dal sürgün ve yaprak miktarı fazla, iri, geniş ve uzun olur. Buna karşılık generatif gelişme zayıf kalır. Meyvelerde geç olgunlaşma meydana gelir. Depolanma kabiliyetleri düşer ve bazı depo hastalıklarına daha hassas olurlar.

Gübreleme : Azotlu gübrelerin etkinliği yönünden aralarında önemli bir fark yoktur. Uygulanacak gübrenin belirlenmesinde en önemli faktör toprak faktörüdür. Asit karakterli topraklara üre, kireçli topraklara ise gaz halinde kayıplar fazla olacağından amonyum içerikli gübrelerin verilmesi tavsiye edilmez. Yıkanmanın fazla olduğu yağışlı bölgelerde geleneksel azotlu gübreler yerine yavaş serbestlenen azotlu gübreler verilebilir.

Verilecek gübre miktarı topraktaki organik madde miktarına göre değişmekle birlikte azotun kolay yıkanan bir gübre olması ve organik maddenin zamanla elverişli hale geçmesi nedeniyle toprakta mevcut azot pek dikkate alınmaz. Verilecek gübre miktarının belirlenmesinde ise farklı yöntemler kullanılabilir.