Bitki beslemede uzman kuruluş
Bitki beslemede uzman kuruluş
Yetiştiricilik Noksanlıklar Ürünler Zararlılar Hastalıklar Konular Havale bilgileri

BİTKİLERDE BOR NOKSANLIĞI ve BELİRTİLERİ

(boron deficiency symptoms in plants and)

Borun toksik etkileri içinde bulunduğumuz yüzyılın başından beri bilinmektedir. Bitkiler  için gerekli bir besin elementi olduğunun anlaşılması ise daha yenidir. Borun bitkiler için gerekli bir besin elementi olduğunun anlaşılmasını takiben, birçok bitki hastalığının gerçekte bor noksanlığından ileri geldiği tespit edilmiştir.

Örneğin tütünde tepe hastalığı, şeker pancarında öz çürüklüğü, elmalarda mantarlaşma çekirdek evi, karnabaharda kahverengi çürüklük, kerevizde çatlak gövde, turpta kahverengi öz, patatesin iç de kahverengi lekeler ve yoncada uç yaprakların sararması gibi hastalıklar bor noksanlığından ileri gelen beslenme bozukluklarıdır.

Normal beslenen bitkiler 25 – 100 ppm arasında bor içerirler. Bitki kuru maddesinde 20 ppm bor yeterlilik sınırı olarak değerlendirilir. Bununla birlikte değişik bitki gruplarının bor kapsamı arasında önemli farklar vardır. Genellikle dikotiledon bitkilerin bor kapsamları, monoltiledon bitkilere göre daha yüksektir. Bu bitkilerin bor gereksinimleri de daha yüksek Tahıllarda bor noksanlığının seyrek görülmesinin nedeni de bu bitkilerin bor kapsamlarının ve gereksinimlerinin düşük olmasıdır.

Bor noksanlığına en duyarlı bitkiler, şeker pancarı, hayvan pancarı, kereviz ve ıspanaktır. Karnabahar, şalgam, lahana, Brüksel lahanası, havuç, pırasa, marul, turp bitkileri de bor noksanlığına duyarlı bitkilerdir. Meyve ağaçlarından elma ve armut bor noksanlığına duyarlı bitkiler olarak bilinirler.

Bor noksanlığı öncelikle bitkilerin büyüme noktalarına zarar verdiği için bitkilerde büyüme çok yavaşlar. Yapraklar ve dallar kolay kırılan, gevrek bir yapı alırlar. Noksanlığın çok şiddetli olması halinde büyüme noktaları ölür ve büyüme tamamen durur.

Çiçek meyve oluşumu engellenir, Yapraklar kıvrılır, kalınlaşır ve koyu mavi-yeşil bir renk alırlar.

Armut ve elma yetiştiriciliğinde bor noksanlığı

benzer zararlanmalar yaparlar. Çiçek soğuktan zarar görmüş gibi aniden solar ve siyah kahve renk alırlar. Fakat bu haliyle düşmeyip bir süre dalda dururlar. Don zararları aynı görüntüyü yaratmakla beraber, don etkilenmiş çiçekler hemen dökülürler.

Şiddetli noksanlık halinde yaprak çıkışı gecikir. Vegetatif büyüme noktaları ölür, sürgünler kısa olur, yapraklar küçük ve bozuk şekilli olurlar. Ancak yapraklarda kloroz görülmez. Elma ve armut meyvelerinde büyük şekil bozuklukları ve iç ve dışta mantarlaşmalar görülür. Meyveler normalden küçüktür ve bazen çatlamalar olur.

Bor noksanlığından ileri gelen dış mantarlaşmalar, kalsiyum noksanlığın dan ileri gelen acı benek hastalığı ile karıştırılmamalıdır.

Acı benek dalda ya çok geç dönemde, veya daha çok hasattan sonra, depolama sırasında ortaya çıkar.

Narenciye yetiştiriciliğinde bor noksanlığında, 

turunçgil türlerinin genç yapraklarında yan şeffaf görünümlü lekeler oluşur. Damarlar kalın, çatlak ve mantarımsı yapıda olurlar. Genç yapraklarda solma, içe doğru kıvrılma ve uçlardan başlayarak ölüm görülür. Sürgünlerde ve meyve sapında zamklanma görülür.

Meyveler küçük ve sert olurlar. Meyve içinde kahverengi lekeler içte ve dışta zamk damlacıkları görülür.

Meyve susuz ve kalın kabukludur. Çiçek dökümü görülür.

Asma yetiştiriciliğinde bor noksanlığında

genç yapraklarda damarlar arasında sarı lekeler şeklimde kloroz ortaya çıkar. Kloroz yaprak kenarlarından başlayıp ortaya doğru yayılır. Kloroz çoğu kez şekil bozukluğu ile birliktedir. Sonraları yaprak kenarları kahverengine döner ve kurur.

Meyve sapları kısa ve kalın olur. Vegetatif gelişme noktalan kalınlaşır ve ölür, buna bağlı da yan sürgünlerin sayısı artar. Ancak bu yan sürgünler de arazlı olurlar.

Meyve ve salkımlarda üzüm tanelerinin çoğunluğu buruşuk ve çekirdeksizdir, sadece aralarlında birkaç tanesi normal durumdadır.

Şeftali ve kayısı yetiştiriciliğinde bor noksanlığında

meyvelerinde kahve renkli lekeler veya mantarımsı doku oluşur. Bazı durumlarda meyvelerde çatlama ve büzülme görülebilir.

Olgunlaşma gayri nizami olur.

Ceviz yetiştiriciliğinde bor noksanlığında,

çiçekler soğuktan zarar görmüş gibi aniden solar ve siyah kahve renk alırlar. Fakat bu haliyle düşmeyip bir süre dalda dururlar.

Don zararları aynı görüntüyü yaratmakla beraber, don etkilenmiş çiçekler hemen dökülürler.

Şiddetli noksanlık halinde yaprak çıkışı gecikir.

Vegetatif büyüme noktaları ölür, sürgünler kısa olur,  yapraklar küçük ve bozuk şekilli olurlar. Ancak yapraklarda kloroz görülmez.

Çilek yetiştiriciliğinde bor noksanlığında

bitkide genç yapraklar küçük, uçları ve kenarları kahve renkli ve kurumuş vaziyettedir. Bazen yaprak ayası açık renkli bir kloroz gösterir.

Çiçek az ve solgun olur. Meyveler küçük ve deforme olmuş durumdadır.

Tahıllar yetiştiriciliğinde bor noksanlığı

fazla görülmez. Noksanlık söz konusu olduğu zaman gövdede kısalma, geniş yapraklarda rengin açık yeşil olması, başaklarda ve tanelerde küçülme, başaklarda normalden uzun sure yeşil kalması gibi arazlar görülür.

Bu devrede Bor alımını artıracak uygulamalar yapılırsa, yeni küçük yan başak oluşumu görülür.

Mısır yetiştiriciliğinde bor noksanlığında

boğum aralarının kısalması neticesinde bitkide bodurlaşma, orta yaprakların her iki yüzünde orta damar çevresinde beyaz nekrotik lekeler görülür.

En genç yapraklar kıvrılır ve ölür.
Koçanlar küçük, çarpık şekilli, koçanda tane sayısı olağanüstü az olur.

Çeltik yetiştiriciliğinde bor noksanlığında

bitkisinde boyuna büyüme geriler ve bu sebeple bitkiler çalımsı bir görünüm alır. Renkleri koyu yeşil olur. Genç yapraklarda ve büyüme noktalarında çok sayıda sarımsı beyaz renkli lekeler görülür.

Lekeler yaprakların her iki yüzünde, yaprak uçlarında damar civarında yoğunlaşırlar. Yeni çıkmakta olan yapraklar tamamen beyaz, kıvrık olup açılınca alt yarıları kahverengileşir ve ölürler.

Noksanlığın ileri devrelerinde, küçük beyaz klorotik lekeler tam yaşlı yapraklara da sıçrar. Bitki yeni yan dallar çıkarır, bu yan dallarda da aynı arazlar görülür. Tohum ölçümü tamamıyla durur.

Pancar yetiştiriciliğinde Bor noksanlığının

sebep olduğu hastalıklar içerisinde, pancarlarda görülen öz çürüklüğü en çok bilinenidir. Pancarlardaki bor noksanlığı özellikle kurak yıllarda ve uzun süren kurak periyotlardan sonra görülür. Bu bakımdan bor noksanlıkların sorun olduğu yere sulama aralıklarının ayarlanmasına özel dikkat gösterilmelidir. Noksanlık halinde önce büyüme geriler, genç yapraklar birbirine yakın bir şekilde oluşurlar ve alt kısıma doğru daralırlar.

Damarlar arasında sarımsı yeşil ve sarı renkli lekeler oluşur. Yapraklar kıvrılır. Genç ve orta yaprakların saplan üzerinde yara kabuğuna benzer, gri - koyu kahve kabarcıklar oluşur.

Yumru içinde kahverengi halkalar şeklinde başlayan öz çürüklüğü, ilerledikçe dokuları tamamen öldürür ve pancarın içinde siyah çürük bir kısım oluşur.

Öz çürüklüğü depolama sırasında artar. Öz çürüklüğü çok ciddi ürün kaybına neden olur.

Patates yetiştiriciliğinde bor noksanlığında

bitkide boy kısalır, yan dallanma artar, bitki çalımsı bir görüntü alır. Yapraklar kalın ve gevrek olur ve bazı durumlarda kenarları içe doğru kıvrıktır. Yaprak sapı düzleşir.

Genç yapraklar ve büyüme noktaları başlangıçta koyu yeşil renkli olurlar, sonraları kloroz gelişerek ölürler.

Yaprakçıkların kenarlarında kahverengi noktacıklar şeklinde nekrozlar oluşur, daha sonra bunlar birleşerek büyürler.

Eğer bor noksanlığı bu aşamada giderilirse, yeni sürgünler çıkar. Noksanlığın sürekli olması halinde yaşlı yapraklar da sararır ve solar. Yumru içindeki yuvarlak halka şeklindeki damarlar kahverengiye döner. Kabuk koyu renklidir ve kaba bir yapıya sahiptir.

Melanin oluşumu nedeniyle, kesilen yüzeyler kısa sürede kırmızımsı koyu kahve renge döner.

Pamuk yetiştiriciliğinde bor noksanlığında

büyüme gerilemesi, yan sürgünlerde artma, tepe tomurcuklarının ölmesi, kalın ve gevrek yapılı içe kıvrık yaprakların oluşumu bor noksanlığının belirtilerindendir. Tomurcukların çoğu açılamaz. Kapsüller bozuk şekilli olur ve çoğu Olgunlaşmadan açılır. 

Lif kalitesi düşer, ürün azalır ve kapsüller olgunlaşmadan dökülür. Yapraklarda ve bitkinin genel görünümünde açıklanan arazlar olmadan da kapsül dökümü ve lif azalması ve kalite bozulması görülebilmektedir.

Ayçiçeği yetiştiriciliğinde bor noksanlığında  

bodurlaşma, yan dallarda artma, genç yapraklarda sararma, küçülme, şekil bozukluğu, yapraklarda içe doğru kıvrılma, bazen nekroz oluşumu ve ölme bor noksanlığının simptomlarıdır. Çiçekler az ve bozuk şekilli, tohum sayısı az ve içi boş olur.

Yapraklarda tarif edilen simptomlar, noksanlığın şiddetli ve devamlı olması durumunda yaşlı yapraklara da sıçrar.

Karnabahar yetiştiriciliğinde bor noksanlığında

çekici bir görüntü veren süt beyaz renk bozularak kahverengileşme olur. Doku oldukça gevşek ve sapa doğru iç boşluğu oluşur (içi boş gövde).

Yaprak kenarlarında bazen sarımsı kırmızı parlak lekeler oluşur.

Domates yetiştiriciliğinde bor noksanlığında

küçük genç yapraklar kalınlaşmış ve kırılabilir yapıda oluşurlar, kahverengi nekrotik lekeler vardır. Yaşlı yapraklar sari renkli olup, kenarlarda renk kahveye dönüktür. Gövde zayıf bir yapıya sahiptir.

Noksanlığın çok şiddetli olması halinde büyüme noktaları ölür, gövdede morumsu renk oluşur. Meyve sayısı az ve içlerinde kararma görülür.

Hıyar yetiştiriciliğinde bor noksanlığında

bitkisinde büyüme noktaları ölür. Genç yapraklar grimsi kahve renkli içe doğru kıvrıktırlar ve çabucak ölürler.

Yaşlı yapraklar klorozludur. Boğum araları kısaldığından bitki boyu normalden kısa olur.

Marul yetiştiriciliğinde bor noksanlığında

dış yapraklar normalden koyu yeşil renkli olur. Genç yapraklar lekeler şeklinde kloroz gösterirler veya tamamen sarı renkli olurlar. Aynı zamanda genç yapraklarda şekil deformasyonu vardır. Kalın dokulu ve kırılgan olurlar. Kenarlarda, kenar yanıklarını andıran kahve renkli lekeler vardır.

Bu belirtiler kalsiyum noksanlığının neden olduğu kenar yanıkları ile karıştırılabilir.

Brüksel lahanasının açık oluşması, havuçta gövdede geniş ve derin çatlaklar çıkması, kerevizde içte kahverengileşme bor noksanlığının verdiği zararlardandır.

BOR FAZLALIĞI

Bor toksitetesi diğer pek çok elementin toksisitesinden daha önemlidir. Çünkü bitkiler için yeterli ve gerekli bor miktarı ile zararlı olacak toksik seviye arasındaki fark çok azdır. ( bor gübrelemesi başlı başına teknik bir gübrelemelidir. İyi bir teknik bilgiye sahip değilseniz, bitkinizde bor eksiklik veya bor fazlalığı toksitetesi yaratabilirsiniz. Onun için kendini kanıtlamış marka gübrelerden vazgeçmeyin )

Toprakta bitkilerce alınabilir bor miktarı 1 ppm' den düşük ise bor noksanlığı, 5 pp­m'den yüksek ise bor fazlalığı söz konusu olabilmektedir. Bu sebeple bor gübrelemesi yaparken toksik etki ortaya çıkması olasılığı yüksektir.

Eğer toprağa birkaç yıl ard arda bor içeren gübreler verilecek olursa, izleyen yıllarda yetiştirilecek bitkilerde fazla bordan ileri gelen zararlanmaların görülmesi çok mümkündür. Bu nedenle toprağa yapılacak bor gübrelemelerinde oldukça dikkatli davranmalıdır.

Yaprak gübrelemesi yoluyla bor verilmesi durumunda gübreleme sadece o bitkiye yapıldığı için böyle bir risk yoktur.

Bor toksisitesi daha çok kurak ve yan kurak bölgelerin topraklarında görülür. Bu topraklarda bor düzeyi çoğu kez yüksek olmaktadır. Böyle topraklarda bor toksisitesi bakımından özellikle önemli olan başka bir husus, sulama suyunun bor kapsamıdır.

Sulama suyunda bulunan 1 ppm düzeyinde borun duyarlı bitkilerde gözle görülür derecede toksisite simptomlarına neden olduğu, 10 ppm düzeyindeki borun ise dayanıklı bitkilere bile toksik etki yaptığı gözlemlenmiştir.

Bor toksisitesine en duyarlı bitkilerden bazıları şeftali, asma, incir ve fasulyedir. Orta derecede duyarlı bitkiler arpa, bezelye, mısır, patates, yonca, tutun ve domates bitkileridir. Şalgam, şeker pancarı ve pamuk bor toksisitesine en dayanıklı bitkilerdendir.

Bor toksisitesinde yaprak uçları sararır ve nekrozlar oluşur. Simptomlar daha sonra yaprak kenarlarına ve orta damara doğru yayılır. Yapraklar yanık bir görünüm alırlar ve erken dökülürler. Bu simptomlar yaşlı yapraklarda görülür.