Bitki beslemede uzman kuruluş
Bitki beslemede uzman kuruluş
Yetiştiricilik Noksanlıklar Ürünler Zararlılar Hastalıklar Konular Havale bilgileri

BİTKİLERDE FOSFOR EKSİKLİĞİ ve BELİRTİLERİ

(Phosphorus deficiency symptoms in plants and)

Toprakta bulunan fosforun başta gelen kaynağı kaya ve minerallerdir. Kaya ve minerallerin parçalanması ile serbest hale gelen fosfor bitkiler tarafından kullanılabilir.

Ayrıca organik maddenin yapısında da fosfor bulunduğu için toprakta organik fosfor bileşikleride bulunmaktadır.

Toprakta fosforun çok büyük bir kısmi bitkilerin yararlanamayacağı formda bulunur.

Gerek inorganik gerekse organik fosfor bileşiklerinde bulunan fosfordan bitkilerin faydalanabilmesi için bunların parçalanarak fosforun, fosfat anyonlan haline dönüşmesi gerekmektedir.

Serbest halde bulunan fosfat anyonlarından bitkiler kolay yararlanmakla beraber, birçok toprak da fosfat anyonlarının serbest halde kalabilmesi güçtür.

Gübrelerle verilen fosforun dahi büyük bölümü hızla bitkilerin faydalanamayacağı formlara dönüşebilmektedir. Özellikle kireçli ve pH'i yüksek topraklarla, fazla derecede asit topraklarda bitkilerin fosfordan faydalanması zordur.

Fosfor, bitkinin generatif organlarında diğer organlara göre daha çok bulunur.

Ayrıca fosfor bitkinin daha çok generatif gelişmesi üzerine etkili olan bir element olarak bilinir.

Fosfor noksanlığından en çok çiçek, meyve, tohum gibi generatif organlar zarar görür. Bununla birlikte fosfor noksanlığı bitkinin vegetatif gelişmesini de olumsuz etkiler.

Fosfor noksanlığı olan bitkilerde büyüme geriler. Tahıllarda başaklanma olumsuz etkilenir. Meyve ağaçlarında sürgün ve tomurcuk oluşumu azalır.

Tohum ve meyvenin kalitesi bozulur, olgunlaşma gecikir. Narenciye ve diğer meyve ağaçlarında olgunlaşmadan meyve dökümü görülür. Sebzelerde çiçeklenme azalır. Meyveler küçük kalır, kalitesiz olur.

Narenciye yetiştiriciliğinde fosfor noksanlığında,

ağaçlar canlı durmayan donuk yeşil bir yaprak sistemi oluştururlar. Yaşlı yapraklarda nekrozlar görülür ve erken dökülür. Çiçeklenme çok zayıftır.

Meyve sayısı çok az, meyveler iri fakat eksi, kaba lifsi dokulu ve kalın süngerimsi kabukludur.

 

Elma yetiştiriciliğinde fosfor noksanlığında,

yapraklar küçük, koyu yeşil renkli, bronz veya mor lekeli olurlar. Yaprak saplan kırmızımsı renkli olup dal ile bağlantıları dar ay yapacak şekilde dik dururlar. Seyrek bir yaprak sistemi vardır.

Yaşlı yaprakların kenarlarında koyu kahve nekrozlar oluşur. Erken yaprak dökümü görülür. Çiçek ve meyve sayısı azdır.

Meyveler küçük kalır ve olgunlaşmadan dökülür. Meyveler cansız donuk renkli, sert ve sık bir dokuya sahip olup, tatsızdırlar.

Fosfor miktarı azota oranla aşırı fazla olduğu takdirde de meyve eti yine kaba dokulu olur.

Şeftali yetiştiriciliğinde fosfor noksanlığında

yapraklar yine öncelikle koyu yeşil olur, daha sonra bronz veya kahverengi lekeler oluşur, bu lekeler özellikle soğuk havalarda kırmızı veya mor renge döner. Yapraklar dik, noksanlığın ileri aşamalarında oldukça dar, mızrak şeklindedirler. 

Yaşlı yapraklar erken dökülür. Ağacın büyümesi geriler.

Erik, Kayısı, Kiraz yetiştiriciliğinde fosfor noksanlığı

ağacın büyümesini yavaşlatır. Yaprak sistemi koyu yeşil görünümlü, yaprak sapları ve genç sürgünler mor renklidir. Yaşlı yapraklarda bronzlaşır ve erken dökülür.

Bağ yetiştiriciliğinde fosfor noksanlığı

koyu yeşil bir yaprak sistemi yaratır. Yapraklar sert, bozuk şekilli, siğil gibi kabarık benekli ve metalik bir parlaklığa sahiptirler. Yaşlı yapraklarda kenarlardan başlayan bronz veya mor nekrozlar görülür.

Çilek yetiştiriciliğinde fosfor noksanlığında,

yapraklarda ince damarlardan başlayarak yaylan mavimsi yeşil ve koyu yeşil renk oluşur. Yapraklar aşağı kıvrık, kenarlarda kırmızı, ortalarda mor renkler vardır. Yaprak saplan koyu kırmızı renklidir. Yaprakların alt yüzeyinde orta ve yan damarlar mor görünümlüdür.

Çiçeklenme zayıf, meyve az olur.

Domates yetiştiriciliğinde fosfor noksanlığına

şiddetli reaksiyon verir. Yapraklar sert ve dik yapıda ve koyu yeşil veya mavimsi yeşil görünümdedirler. Yaprakların altında, damar boyunca kırmızımsı menekşe renk oluşumları görülür. Yapraklar geriye doğru kıvrılır.

Yaşlı yapraklar sarıya döner, kahvemsi siyah lekeler oluşur ve erken ölürler. Gövde ince ve lifsi bir hal alır ve gövdede koyu menekşe lekeler oluşur. Çiçeklenme ve meyve umu zayıflar.

Meyveler küçük ve sert bir yapıda olup olgunlaşmadan, vakitsiz sararır.

Pamuk yetiştiriciliğinde fosfor eksikliğinde

büyüme yavaşlar ve yapraklar koyu yeşil renk alırlar. Olgunlaşma gecikir. Dallanma az ve kısa olur. Çiçek ve koza sayısı azalır.

Patates yetiştiriciliğinde fosfor eksikliğinde,

yaprak sistemi sert ve dik bir görünümdedir. Bitkide büyüme geriler ve cüce bir gövde oluşur. Özellikle yaşlı yapraklar yukarı doğru kıvrılır ve daha sonra yaprak kenarlarında nekrotik lezyonlar oluşur.

 

Yapraklar normalden küçük olur. Yaşlı yaprak kahverengine döner ve erken döküm olur. Bazen yumrularda kahverengi lekeler olur.

Mısır yetiştiriciliğinde fosfor noksanlığında,

yaşlı yapraklarda ve gövdede kırmızı menekşe rengi değişimler görülür buna karşılık genç yapraklar koyu yeşil renkli olurlar.

Yaşlı yapraklarda daha sonra kıvrılma görülür ve erken ölürler. Gövde ince olur olgunlaşma gecikir. Düzensiz taneli koçanlar oluşur.

Şeker pancarı yetiştiriciliğinde fosfor noksanlığı

etkisini çimlenme aşamasından itibaren gösterir, düzensiz bir çimlenme görülür. Gelişme geriler ve bitkiler normale göre kısa kalırlar. Buna karşılık yapraklar sert ve dik haldedirler. Bazı durumlarda yaprak sapları yatık, yere paralel dururlar. 

Yapraklar normalden küçük olurlar ve mor veya siya­hımsı kahve lekelerle kaplıdır. Yaprak kenarlarında nekrozlar oluşur.

Yaşlı yapraklar sarımsı yeşile döner ve erken ölürler.

Tahıl yetiştiriciliğinde fosfor noksanlığında,

kardeşlenme azalır. Gelişme zayıf olur, gövde kısa ve ince kalır. Yapraklar koyu yeşil ve mavimsi yeşil renktedirler.

Yaprakların rengi azot fazlalığı varmış gibi bir izlenim verir. Yaşlı yapraklar, uçlardan başlayarak sararır, solar, kurur ve erken ölürler.

Yapraklar sert fakat uçlan aşağı sarkıktır. Basaklar küçük, bazen morumsu kırmızı renkte olurlar.

Fasulye ve bezelye gibi baklagil yetiştiriciliğinde fosfor noksanlığında,

yapraklar koyu yeşil ve mavimsi yeşil veya zeytuni yeşil renkli olurlar. Sert ve dik fakat zayıf bir yaprak sistemi vardır. Gövde ince; kısadır. Büyüme geriler.

Çiçeklenme zayıftır, bakla ve tohum oluşumu azdır.

Bezelye; yaşlı yapraklar kenarlarından sarararak ölürler.

Fasulyede yaşlı yapraklarda kahvem siyah veya siyah lekeler oluşur ve erken ölürler.

Soğan yetiştiriciliğinde fosfor noksanlığında,

yapraklar da donuk ve koyu yeşil renkli ve mavimsi kırmızı, menekşe rengi lekeli olur.

Yaprakların ucundan alta doğru yeşil, sarı ve kahve renkli nekrotik lezyonlar dağılmış vaziyettedir. Yaşlı yapraklar siyahîmsi kahve renk alırlar ve ölürler.

Turp yetiştiriciliğinde fosfor noksanlığında,

bitkide bodur bir görüntü oluşur. Yapraklar donuk ve koyu yeşil olup yaprakların özellikle alt kenarlarında kırmızımsı menekşe renkli lekeler görülür.

Yaşlı yaprakların kenarlarında yanmalar ve erken ölüm görülür. Kök gelişimi zayıftır.

Marul yetiştiriciliğinde fosfor noksanlığında,

 

büyüme çok geriler. Bitki rozet, şeklinde bir görünüşe sahip olup, göbek durma geç olur veya hiç olmaz.

Yapraklar koyu fakat cansız bir yeşil renkte ve bazen kırmızımsı menekşe renkli lekelidir. Yaşlı yapraklar sarımsı kahve renk alır ve erken ölür

Havuç yetiştiriciliğinde fosfor noksanlığında,

yapraklar donuk yeşil renkli ve hafif menekşemsi lekeli olur. Gövde ince ­Yaşlı yapraklar soluklaşır ve erken ölür.

Hıyar yetiştiriciliğinde fosfor noksanlığında,

bitkide yapraklar donuk koyu yeşil renkli ve küçük olurlar. Yapraklarda i zaman bronz renkli lekeler görülür. Solgun ve sarkık bir şekilde dururlar veya erken ölürler. Gövde kısa ve incedir. Meyveler donuk yeşil renkli ve bronz lekelidir.

Yaşlı yaprakların ayasında, şeffaf görünümlü, kahverengi nekrozlar görülür, ve yaprak saplan kurur.

 

Fosfor noksanlığında yapraklar genellikle normalden daha koyu yeşil renkli Birçok tek yıllık bitkilerin yaprak ve gövdesinde fosfor noksanlığında kırmızı, kırmızımsı mor renk meydana gelir. Kırmızı renk, fosfor noksanlığında antosiyanin oluşumunun artmasından kaynaklanmaktadır.

Yapraklarda ve bazı bitkilerde, örneğin mısır bitki gövdesinde görülen kırmızı ve kırmızımsı mor renk fosfor noksanlığının tipik belirtileri olup tanınması kolaydır. Meyve ağaçlarında fosfor noksanlığı yaşlı yaprakların kahve kırmızımsı kahverengine dönüşmesine ve erken döküme sebep olur.

Fosfor noksanlığı belirtileri önce yaşlı yapraklarda görülür. Genç yapraklar sağlıklı gibi görünmekte iseler de normalden daha küçük olurlar. Noksanlığın uzun sürmesi halinde yaşlı yapraklarda kahve renkli nekrozlar oluşur.

Fasulye, patates ve pancar gibi bazı bitkilerde nekrotik lekeler siyah ve siyaha yakın renkte olmaktadır. Nekrotik oluşumlar daha çok yaprak kenarlarına doğru gelişir.

Noksanlığın sürekli olması halinde yapraklar olur ve dökülür. 

Fosfor bitkide çok önemli bir takim organik bileşiklerin yapısında bulunur. Bitkide enerji transferi yapan ATP bu bileşiklerin en önemlilerindendir. Fosfor, bitkide genetik özellikleri belirleyen DNA `nın oluşumu için de gereklidir. Kısaca açıklanan bu nedenlerden ötürü fosfor, bitki besinleri arasında önemli bir yere sahiptir.

FOSFOR FAZLALIĞI

Normal koşullarda fosfor fazlalığının bitkiler üzerindeki olumsuz etkileri daha çok dolaylı etkilerdir. Çünkü fosfat iyonlari toprakta silo bu şekilde tutulma özelliğine sahipler ve bu nedenle bitki bünyesine aynı yüksek miktarlarda fosfat iyonu girişi kolay rastlanan bir durum değildir.

Bununla birlikte aynı miktarda verilen fosforlu gübreler, çinko demir gibi mikro element noksanlıklarına neden olurlar. Fosfor fazlalığı kalsiyum, bor ve mangan noksanlıkları da yaratabilmektedir.

Bitki ve topraktaki fosforun tamamına yakını beş değerlikli oksidasyon derecesinde bulunur (P2O5). Toprakların fosfor düzeyi % 0,02 ile %0,15 arasında değişir. Ancak bunun çok az bir kısmı bitkiler tarafından alınabilir formdadır. Özellikle topraktaki kil tipi ve miktarına bağlı olarak fosforun önemli bir kısmı toprak tarafından tutulur. Fosfor bitkide son derece hareketli bir besin elementidir. Aşağı ve yukarı doğru taşınabilir.

Fosfor bitkide; enerji depolanması ve taşınması, genlerin ve kromozomların yapı taşı olması ve besinlerin taşınması gibi fizyolojik işlevlere sahiptir. Fosfor ayrıca çiçeklenmeyi ve meyve tutumunu artırır, saçak kök oluşumunu sağlar, tohumların çimlenmesinde etkilidir, olgunlaşmayı hızlandırır.

Fosfor Eksikliği : Bitkilerin normal P içeriği %0,15 ile %0,5 arasındadır. Eksiklik durumunda bu oran % 0,1’in altına düşmektedir. P eksikliğinde bitki türüne ve eksiklik oranına bağlı olarak farklı belirtiler görülse de genel olarak; özellikle yaşlı yapraklarda sararma, kalın ve dik yaprak görünümü, bodur büyüme, mavimsi yeşil veya mor renk oluşumu tipiktir.

Fosfor eksikliği elma armut gibi ağaçlarda hububat ve otsu bitkilerde olduğu gibi çok yaygın değildir. Belirtiler daha çok genç ağaçlarda meydana gelir. Sürgünler ve çiçeklenme azalır, tomurcuk patlaması gecikir. Meyve tutumu zayıftır ve olgunlaşma erkendir. Öte yandan çoğu kez meyvelerde şekil bozukluğu, koyu kırmızı renk ve çatlaklık görülür. Daha çok yaprakların ortasında veya ana damarlar arasında olmak üzere koyu yeşilden mora kadar değişen renklenme görülür. Yapraklar normalden daha küçüktür ve yaprak sapı ile dal arasında dar açı vardır. Sonunda yapraklar açık yeşile veya sarıya dönerler ve erken koparlar.

Fosfor fazlalığı; Fe, Zn ve Cu’ın alımını engellediğinden dolaylı olarak bitkiye zarar verir. 

Fosfor Gübrelemesi : Fosfor gübrelemesinde dikkat edilmesi gereken hususların başında toprak çözeltisindeki elverişli fosfor konsantrasyonunun artırılmasıdır. Bunun için kullanılacak gübre çeşit ve miktarı kadar uygulama yöntem ve zamanı da önem taşımaktadır. Gübrenin toprakla temas yüzeyinin artması ve temas süresinin uzaması toprakta fosfor fiksasyonunun artmasına yol açacağından  fosforlu gübrelerin mümkün olduğunca bitkinin alacağı dönemde verilmesi gerekir. Öte yandan fosfor toprakta hareketsiz olduğundan gübrenin bitki kök bölgesine yakın verilmesi gübrelemenin etkinliğini artırmaktadır. Ayrıca gübre verilirken kesinlikle serpilerek dağıtılmamalı taç izdüşümüne veya banda  açılan çukurlara toplu olarak verilmelidir.

Uygulanacak gübre miktarına gelince; fosforlu gübreler uygulanmadan önce toprağın elverişli fosfor seviyesinin toprak analizleri ile belirlenmesi gerekir. Yöremiz toprakları genel olarak fosfor açısından oldukça zengindir. Yapılan tarla denemeleri sonucunda Isparta – Eğirdir yöresi toprakları için dekara 2-3 kg P2O5 verilmesi tavsiye edilmektedir. Buda eğer triplesüperfosfat kullanılacaksa (%44) toplam dekara 5-7 kg gübre verilmesi demektir.

Fosfor gübrelemesinde uygulama zamanı olarak erken ilkbahar hatta kış sonu yani şubat-mart ayları tavsiye edilmektedir.