Bitki beslemede uzman kuruluş
Bitki beslemede uzman kuruluş
Yetiştiricilik Noksanlıklar Ürünler Zararlılar Hastalıklar Konular Havale bilgileri

Fındık Dal Kanseri Tanımı, zarar verdiği bitkiler, kontrolü, mücadelesi

FINDIK DAL KANSERİ TANIMI

Fındıklarda dal kanseri 250 m ve daha yüksek kesimlerde görülmekte, yükseklik arttıkça don zararına bağlı olarak hastalık şiddeti de artmaktadır.

Hastalık fındıkların gövde ve dallarında ve bunlardan çıkan yan dal veya dalcıkların dip çevresinde oluşmaktadır.

Bazı ocaklarda gövdelerin dip kısımlarında sürtünmeden dolayı oluşan yara yerlerinde de görülmektedir.

Fındıkta daha çok açık kanser şeklinde olan yaralar gövde ve dalların kabuklarında iç içe halkalar şeklinde ve merkezi çukurlaşmış şekildedir.

Bu yaralar bazen 20 cm’ye kadar ulaşabilmektedir.

Yaralar genellikle dalın bir tarafında olmakta, bu dallar bir süre canlılıklarını sürdürebilmektedirler.

Hastalık etmeninin yaşlı kanserlerin kenarlarında, ölü kabukların altında, çatlaklar içinde bazen dağınık bazen de kümeler halinde olan küçük, parlak, kırmızı renkteki periteslerinden boşalan askosporları ile yeni enfeksiyonlar başlar.

Bunun için mutlaka yüksek orantılı nem veya yağmura ihtiyaç vardır. 

Bu koşullar ilkbahar ve sonbaharda oluştuğundan hastalığın bulaşması bu aylara rastlar.

Don olayından sonra ilkbaharda ve hasattan sonra sonbaharda bitkide oluşan yaralardan giriş yapan etmen 2 -3 yıl sonra tipik kanser yaralarına neden olur.

Hastalık nedeniyle ocaklardaki ağaç sayısı azalmakta, bazı ocaklar ise tamamen yok olmaktadır.

FINDIK DAL KANSERİ MÜCADELESİ

Bahçelerde inokulum kaynağı olan bulaşık dallar budanmalı ve budama artıkları bahçeden uzaklaştırılarak yakılmalıdır.

Yüksek kesimlerde dona karşı nispeten dayanıklı çeşitler yetiştirilmelidir.

Hastalığa duyarlı olduğu bilinen çeşitlerin (Foşa ve Mincane gibi) dikiminden kaçınılmalıdır.

Etkili bir kimyasal mücadelesi olmamakla birlikte, erken ilkbaharda ve hasattan sonra sonbaharda budamanın arkasından %1’lik bordo bulamacı ile yapılacak ilaçlamalar, yara yerlerinden etmenin girişini engellemesi yönünden yararlı olabilir.