Bitki beslemede uzman kuruluş
Bitki beslemede uzman kuruluş
Yetiştiricilik Noksanlıklar Ürünler Zararlılar Hastalıklar Konular Havale bilgileri

ERİK YETİŞTİRİCİLİĞİ Bakımı Hastalık Zararlıları Besin Noksanlığı ve Bitki Beslemesi

Kış mevsiminde soğuklara dayanıklı olan eriklerde soğuğa olan dayanıklılık ilkbaharda havaların ısınmasıyla azalmaya başlar.

Çiçeklenme devresinde  duyarlılık iyice artar.

Eriklerde taç yaprağının ucu görülen kapalı tomurcukların -3.1 ile -1.1 C ye; açmış çiçeklerin -2.2 ile 0.6 C ye ; genç meyvelerin -1.1 ile -0.6 C ye dayandığı bilinmektedir.

Kış dinlenme süresi bakımından Avrupa erikleri +7.2 C 'nin altında 1000 saatten fazla bir soğuklama süresi isterler.

Japon eriklerinde ise bu süre 600 saat kadardır.

ERİK BİTKİ BESİN NOKSANLIKLARI, BELİRTİLERİ, GİDERİLMESİ, GÜBRELEMESİ

Plum plant nutrient deficiency, symptoms, removal, fertilization

Noksanlık görüldüğünde, aşağıdakilerden ürünlerimizden uygun olanını kullanınız veya arayın seçmenize yardımcı olalım.

Noksanlıkların önüne geçmek için, ilk yapraklar serçe gagası kadar olduğundan itibaren düzenli kullanınız.

ERİK YETİŞTİRİCİLİĞİNDE ÇİNKO NOKSANLIĞI

Erikte çinko noksanlığının tipik belirtisi, daralmış, küçülmüş yapraklar ve rozet oluşumudur.

Bu ölçümün nedeni ise boğum araları uzunlukları oldukça kısalmış olmasıdır.

Yaprak kenarları bazen dalgalı bir hal alırlar.

Yaprak yüzeyin de damar kenarları yeşil kalmak üzere, damar aralarında sari mozaik şeklinde lekeler oluşur.

Noksanlık çok şiddetli değilse sadece yaprakları etkiler, sürgün gelişimi normal devam eder.

Ancak noksanlık şiddetli ise sürgün gelişimi tamamen durur.

Sürgünlerde meyve tomurcuğu sayısı azalır veya tamamen yok olur.

Taş çekirdekli meyvelerin meyve etlerinde kararmalar görülür.

Erik ağaçları çeşitlerine göre çinko noksanlığını duyarlık bakımından aralarında büyük farklılıklar gösterirler.

ERİK YETİŞTİRİCİLİĞİNDE POTASYUM NOKSANLIĞI

Erikte potasyum noksanlığında yaprakların kenarlarında esmer ve kahve renkli kloroz oluşur ve bu bölgeler kurur.

Buna karşılık yapraklar bu haliyle ağaç üzerinde çok uzun süre kalabilirler.

Meyveler küçük ve soluk, kalın kabuklu olurlar. Seker miktarı az ve tadı ekşi olur.

Erik ağaçlarında potas eksikliğinde evvela yapraklarda sararma başlar, sonra kahverengi olan yapraklar tamamıyla kuruyup ölür.

Kurak senelerde potas eksikliği daha fazla zararlı olur. Potasyum ağaçların fotosentez, nişasta ve şeker yapmasında tesiri olan bir elemandır.

Çiçek gözlerinin teşekkülünde rol oynadığı için dolayısıyla potasyum periyodisiteyi önler.

ERİK YETİŞTİRİCİLİĞİNDE AZOT NOKSANLIĞI

Erikte azot noksanlığında, yapraklar küçük, dar, açık yeşil renkli olur.

Yaşlı yapraklar sarımsı portakal renkli veya kırmızımsı mor renkli olabilir ve erken dökülürler.

Yaprak sapları dal ile dar açı oluşturacak şekilde bir görünümdedir, ince ve kısadır ve eğer noksanlık çok şiddetli ise sapları öldüğü görülür.

Sürgün gelişimi zayıftır.

Tomurcuk ve çiçek sayısı az, çiçeklerin döllenme suresi kısadır.

Meyveler olgunlaşmadan renklenirler.

ERİK YETİŞTİRİCİLİĞİNDE BOR NOKSANLIĞI

Erikte bor noksanlığı benzer zararlanmalar yaparlar.

Çiçek soğuktan zarar görmüş gibi aniden solar ve siyah kahve renk alırlar.

Fakat bu haliyle düşmeyip bir süre dalda dururlar.

Don zararları aynı görüntüyü yaratmakla beraber, don etkilenmiş çiçekler hemen dökülürler.

Şiddetli noksanlık halinde yaprak çıkışı gecikir.

Vegetatif büyüme noktaları ölür, sürgünler kısa olur, yapraklar küçük ve bozuk şekilli olurlar.

Ancak yapraklarda kloroz görülmez.

Erik ve armut meyvelerinde büyük şekil bozuklukları ve iç ve dışta mantarlaşmalar görülür.

Meyveler normalden küçüktür ve bazen çatlamalar olur.

Bor noksanlığından ileri gelen dış mantarlaşmalar, kalsiyum noksanlığın dan ileri gelen acı benek hastalığı ile karıştırılmamalıdır.

Acı benek dalda ya çok geç dönemde veya daha çok hasattan sonra, depolama sırasında ortaya çıkar.

ERİK YETİŞTİRİCİLİĞİNDE DEMİR NOKSANLIĞI

Erikte Demir noksanlığı halinde ortaya çıkan belirtiye kloroz yada sarılık denir.

Araz kendisini daha çok kireçli ve besin bakımından zayıf topraklarda gösterir. Bilhassa yağışlı mevsimlerde araz şiddetlenmektedir.

Kloroz’un demir noksanlığından ileri geldiği durumlarda yaprak damarları yeşil, buna mukabil damarlar arası doku sarıdır.

Belirti genç yapraklarda başlar, yaşlı yapraklara doğru ilerler.

Böyle yaprakların kenarlarında zamanla kırmızımtırak veya kahverengi kurumalar oluşur.

Fotosentezin aksaması nedeni ile gelişme yavaşlar, verim düşer ve neticede ağaç ölebilir.

Kloroz, bitki bünyesine alınan ihtiyaç fazlası kirecin, bitki bünyesinde bulunan serbest demirin tutmasından ileri gelir.

Klorofil teşekkülünde katalizatör olarak görev yapan demir, kireç tarafından tutulduğu hallerde bu görevi yapamaz.

ERİK YETİŞTİRİCİLİĞİNDE MAGNEZYUM NOKSANLIĞI

Erikte magnezyum noksanlığında özellikle uzun sürgünlerin yaşlı yapraklarında, damar aralarında, gayri muntazam şekilli, açık yeşil, sarı bazen grimsi yeşil renkli lekeler oluşur.

Damar arası lekeler bazı durumlarda yaprak kenarlarına kadar genişler.

Lekeler hızla kırmızımsı kahverengi nekrozlara dönüşür.

Yapraklar daha sonra solar, kıvrılır, kurur ve erken dökülür.

Meyveler tatsız ve kokusuz olurlar.

Delicious çeşidi Erikler magnezyum noksanlığına fazla duyarlıdırlar.

ERİK YETİŞTİRİCİLİĞİNDE FOSFOR NOKSANLIĞI

Erikte fosfor noksanlığında yapraklar küçük, koyu yeşil renkli, bronz veya mor lekeli olurlar.

Yaprak sapları kırmızımsı renkli olup dal ile bağlantıları dar ay yapacak şekilde dik dururlar.

Seyrek bir yaprak sistemi vardır.

Yaşlı yaprakların kenarlarında koyu kahve nekrozlar oluşur.

Erken yaprak dökümü görülür.

Çiçek ve meyve sayısı azdır.

Meyveler küçük kalır ve olgunlaşmadan dökülür.

Meyveler cansız donuk renkli, sert ve sık bir dokuya sahip olup, tatsızdırlar.

Fosfor miktarı azota oranla aşırı fazla olduğu takdirde de meyve eti yine kaba dokulu olur. 

ERİK YETİŞTİRİCİLİĞİNDE MANGAN NOKSANLIĞI

Erik yetiştiriciliğinde mangan noksanlığı simptomları birbirlerine benzerlik gösterir.

Hafif ve orta derecede noksanlık halinde, genç yapraklarda, damar aralarında hafif renk açılması ortayaçıkar. 

Bu renk açılması oldukça hafif olup, ancak, yaprak ışığa tutulduğunda görülebilir derecededir.

Noksanlığının daha şiddetli olması halinde renk açılması artar ve yaprak ağ görüntüsü alır.

Daha sonraki aşamada, için yaprak yüzeyini beyazımsı sarı renkli noktalar kaplar.

ERİK YETİŞTİRİCİLİĞİNDE KALSİYUM NOKSANLIĞI

Toprak çözeltisinden kalsiyum iyonlarının alınıp yukarı taşınması kök uçları vasıtasıyla olmaktadır.

Bu nedenle yeni köklerin oluşumunu engelleyen düşük sıcaklık, yetersiz havalanma gibi faktörler kalsiyum alımını engelleyerek noksanlığa neden olabilir.

Bu nedenle daha önce absorbe edilmiş olan kalsiyumun meyve oluşum döneminde floemde taşınarak meyveye ulaşması güçtür.

Meyve olumu devresinde topraktan kalsiyum iyonlan alınarak ksilem yolu ile meyveye ulaşmadığı takdirde meyvelerde kalsiyum noksanlığı zararları görülebilecektir.

Meyveler de görülen kalsiyumun noksanlığı zararlarını önlemek için ona uygun yöntem, Ca nın doğrudan meyveye yaprağa püskürtülmesidir.

Ancak bu işlem, döllenmeden sonra meyvelerin büyüme döneminde yapılmalı ve birkaç kez tekrarlanmalıdır.

Bu şekilde meyvelerde kalsiyum noksanlığına bağlı zararların ortaya çıkması önlenebilir.

Önemli Not:

Bahçenizi her ilaçlamanızda eğer sulama veya ilaçlama suyunuzun pH sı 8 - 8.5 ise muhakkak Wet yayıcı yapıştırıcı kullanınız. (Ülkemizin birçok yöresinde toprak ve su pH sı 8- 8.5 hatta 9 a kadar çıkmaktadır.) Üretilen bütün ilaçlar 6 - 7 pH aralığına göre üretilmektedir. en Kaliteli ilaçlar dahi 6 ila 15 dakika arasında, % 30 varan oranlarda etkisini kaybetmektedir. (kesilmiş yoğurt örneği gibi) Buda ilacınızın etkisinin azalmasına neden olacaktır.

Bu nedenle bizim tavsiyemiz holderinize, tankınıza veya sırt pompanıza,

TANK SIRALAMASI Sırasıyla (SIRALAMAYA BOZMAYIN)

1 FAVORİTE WET PH DÜŞÜRÜCÜ- YAYICI YAPIŞTIRICI
İlaçlama suyunun PH sını düşürür, ilacın bozulmasını önler.
İlaçlar bitkiye uygulandıktan sonra ilacın yaprağa yayılmasını sağlar, yapraktan akmasını önler.
2 PROTEINATE ORGANİK SIVI GÜBRE
Bitkinin düzgün ve dengeli beslenmesini sağlar. Meyvelerin albenili, parlak, renkli, iri, dayanıklı, sert, ağır, lezzetli ve hoş kokulu olmalarını sağlar.
3 İNSEKTİSİT BÖCEK İLACI
Zararlı dönemine göre, sayfanın en altındaki zararlılara karşı, bir ilaç kullanın. İlaçların kullanma - hasat sürelerine dikkat edin.
4 FUNGUSİT MANTAR İLACI (Ayrı bir kapta karıştırdıktan sonra)
Hastalık dönemine göre, sayfanın en altındaki zararlılara karşı, bir ilaç kullanın. İlaçların kullanma - hasat sürelerine dikkat edin.
5 DİĞER Teknik elemanlarımızca önerilen diğer iz elementler.  

Mümkün olduğunca hepsini bir arada kullanmaya çalışın, maliyetleri düşürün.

CANTEX ROOT
Kireç çözücü
Sezon başında kireçli topraklarda muhakkak kullanılmalı. Kılcal köklerin etrafını sarmış kireç kaymak tabakasını yok eder. Toprakta bağlanmış demir, fosfor ve fosfatlar açığa çıkar, bitki bunları kullanır. defalarca demir ve fosforlu gübreler kullanmanıza gerek kalmaz. DÖNÜME 1 KG damla sulama
PROTEINATE
Organik gübre
Çiçeklenmeden önce 1. uygulama,
meyve tutumunda 2. uygulama,
hasattan 45 gün önce 3. uygulama yapılır
Gereksinim duyulan bütün dönemlerde 300 gr / 100 lt su ile olmak üzere 2 uygulama.
200-300 cc
ÇİNKOLU GÜBRE Gözler patladığında ve çiçeklenme bittikten sonra uygulanır. En önemli uygulanma zamanı ise meyve toplandıktan (yaprak henüz düşmeden) yapılandır. Gelecek ilkbaharın gözlerinde çinko birikimini ve sağlıklı yeni sürgünlere olanak sağlar. 125-150 cc
DAMLA SULAMA AZOT, FOSFOR, DENGELİ, POTASYUM
Her dönem düzenli kullanılmalı. Bitkinin NPK sı karşılanmalı
2-3 kg

Her ilaçlamada yaprak gübresi muhakkak kullanılmalıdır. Yaprak gübreleri bitkilerin strese girmesini önler. Bitkilerin mikro element ihtiyaçlarını karşılar. Meyve tutumunu ve meyvelerin kalitesini arttırır.

ERİK HASTALIK VE ZARARLILARI

Yaprak
delen (çil)
hastalığı
Sert çekir. meyvede sitospora k
Meyve
monilyası
(mumya)
Şeftali
yaprak
kıvırcıklığı
 meyve ağaçlarında bakteriyel k
Meyve ağaç armillaria kök çürüklü
Eriklerde
cep
hastalığı
Badem
dal
kanseri
Kök
kanseri
hastalığı
Erik
pası
.
Kırmızı örümcekler (akarlar)
Kahverengi
koşnil
.
Meyve ağacı ve fidanlarda toprak altı z
Meyve
testereli
arıları
San jose
kabuklu
biti
Yaprak
bitleri
.
Yaprak
büken
.
Yaprak
galeri
güveleri
Ağaç
sarı
kurdu
Altın
kelebek
.
Amerikan
beyaz
kelebeği
Armut
kaplanı
.
Armut kırmızı
kabuklu
biti
Erik

kurdu
Badem

kurdu
Erik
koşnili
.
Dut
kabuklu
biti
Yazıcı
böcekler
.
Meyve
ağacı
dip kurtları
Tomurcuk
tırtılları
.
Bakla
zınnı
.
Meyve
göz
kurtları
Şeftali
güvesi
.
Doğu
meyve
güvesi
Sert çekirdeklilerde şarka virüsü
Sert çekirdeklilerde halkalı leke v
Erik
cücelik
virüsü

Erik bahçelerine verilecek gübre miktarı toprak işleme usulüne, toprağın karakterine, ağacın büyüme gücüne, yaşına, alınan mahsul miktarına göre değişir.

En iyisi verilecek gübre miktarı toprak ve yaprak analizleri ile tespit edilmelidir.

Erik bahçelerinde fidan dikilmeden evvel bir temel gübreleme yapılmalıdır. Dikimden sonrada bahçe her yıl gübrelenmelidir.

Erik ağaçları lüzumlu fosforu kuvvetli kökleri ile topraktan almak iktidarındadır. Fosfor ağacın büyümesine ve mahsulün artmasına yarar.

Pek az hareket eden bir eleman olması dolayısıyla fosforlu gübreleri köklerin bulunduğu sahaya vermek hususuna dikkat edilmelidir

Erik ağaçlarına verilecek gübre miktarı, topraktaki besin maddeleri durumuna, toprağın tipine, ağaçların yaşına, alınan ürün miktarına, ekolojik bölgeye ve ağaçların gelişme durumuna göre değişir.

Verilecek gübre miktarının yaprak ve toprak analizine göre belirlenmesi en uygun yöntemdir.

Azotlu gübreler kış sonunda ilkbahar gelişmesi başlamadan önce verilmelidir. Erik ağaçları azotun hem sülfat, hem de nitrat formuna cevap verirler.

Gübreyi seçerken fiyat etmeni de göz önünde bulundurulmalıdır. Ancak pH'sı 6.5'un altında olan topraklarda amonyum sulfat kullanmaktan kaçınmak gerekir.

Üre ise toprak pH'sı 5.0'in altında olan topraklarda kullanılmalıdır. Azotlu gübrenin haziran ortasından sonra uygulanması önerilmez.

Geç uygulamalar meyvede renk oluşmasını azaltır, sonbaharda sürgünlerin uzamasına neden olur ve kış soğuklarından zararlanmayı arttırır.

Fosforlu ve potaslı gübreler kış başında, meyve veren ağaçlarda sıralar arasına, genç ağaçlarda ise taç izdüşümleri çevresine gelecek şekilde verilmelidir.

Kimyasal gübrelerin yanı sıra 2 yılda bir ağaç başına 50 kg iyi yanmış çiftlik gübresi (meyve veren ağaçlar için) verilmelidir. Ayrıca yeşil gübreleme yapılması yararlıdır.

ERİK YETİŞTİRİCİLİĞİNDE DİKİM ŞEKLİ VE ZAMANI

Kendine verimli çeşitlerle bahçe kurulacağı zaman eğer bahçede birkaç çeşidin yer alması isteniyorsa her çeşit bir blok halinde bahçeye yerleştirilmelidir.

Kendine kısmen verimli veya kendine kısır çeşitlerle bahçe kurulacağı zaman çeşitlerin birbirini tozlayacak şekilde dikilmesi zorunludur.

Tozlayıcı oranı 1/9 oranında olmalıdır. İkiden fazla çeşitlerle kurulacaksa çeşitler 2'şer 3'er sıra halinde dizilmelidir.

En uygun tozlayıcı çeşit seçilirken çeşidin iyi özellikleri yanı sıra çiçek açma zamanlarının birbirlerini tozlayacak şekilde uygun gelmesine,çiçek tozlarının yüksek çimlenme gücüne sahip olmasına ve karşılıklı tozlanma sonucu yüksek oranda meyve tutumu meydana getirecek çeşitlerin seçilmesine özen gösterilmelidir.

Tozlayıcı sayısı, tozlayıcı çeşidin ekonomi ve pazarlama yönünden amaca uygun bir çeşit olup olmamasına göre ayarlanmalıdır.

Amaca uygun bir çeşidin tozlayıcı olarak kullanılması halinde, 2 sıra ana çeşide 1 sıra tozlayıcı yeterlidir. Üretim amacına uygun olmayan bir çeşidin tozlayıcı olarak kullanılması zorunluluğu varsa 8 ana ağaca 1 tozlayıcı olacak şekilde bahçe kurulmalıdır.

Ayrıca bahçe kurulurken tek çeşit kapama bahçe yerine birden fazla çeşit kullanılması meyve miktar ve kalitesini olumlu yönde etkilediğinden her zaman tercih edilmelidir.

Kışı ılıman geçen ve en fazla yağışlı olmayan bölgelerde fidanlar Kasım-Aralık ayından itibaren dikilebilirler.

Dikim ilkbahar gelişme devresinin başlamasına kadar devam edilebilir. Kışı yağışlı veya soğuk geçen bölgelerde ise dikim ilkbahar mevsiminin başında yapılır.

ERİK YETİŞTİRİCİLİĞİNDE TOPRAK İŞLEME

Yağışlı bölgelerde çayır bitkileri kullanarak bahçelerde devamlı bir örtü bitkisi bulundurulur.

Örtü bitkisi büyüyünce biçilirler. Yağışı az bölgelerde, erik bahçeleri devamlı olarak temiz tutulmaya çalışılır.

Böyle bölgelerde bahçeler sonbaharda sürülür.

İlkbaharda toprak tava gelince Şubat sonu veya mart içinde ikinci kez sürülür. Mayıs ayında yapılan üçüncü sürümden sonra sulama kanalları açılır.

Ağaçların dipleri çapayla işlenir. Sulama nedeniyle yazın bahçeler otlanırsa sulama kanallarını bozmamak için toprağı sürmek yerine ot biçimi tercih edilmelidir.

Erik kökleri toprak yüzeyine yakın bir kısımda yayılmış olduğundan derin toprak işlemesinden kaçınılmalıdır.

ERİK YETİŞTİRİCİLİĞİNDE SULAMA

Yıllık yağış miktarı 750 mm'yi geçen bölgelerde erikleri sulamadan da yetiştirilebilirler.

Yağış miktarı bu rakamın altına düşen yerlerde sulamanın yapılması zorunludur.

Erikler saçak köklü olduklarından ve kökler yüzeysel geliştiklerinden bunların su istekleri derin köklü meyve türlerine göre daha fazladır.

Mevcut türler arasında P. cerasifera türleri kuraklığı en fazla dayanır.

Ege bölgesinde erik bahçeleri mayıs ayının ikinci yarısından itibaren sonbahar yağışlarına kadar geçen süre içinde 8-12 günde bir sulanır.

Sulama çeşitli şekillerde yapılır. Sulama karık, çanak, tava yöntemi veya karık-çanak, kombinasyonları şekillerinden birisi kullanılır.

Sulama sistemi toprağın özelliğine, su kaynağının zenginlik durumuna göre seçilir.

Damlama sulama ve mini yağmurlama sistemleri de günümüzde uygulamaya girmiştir.

ERİK YETİŞTİRİCİLİĞİNDE ANAÇLARR

Anaç kalem üzerine; ağaç şekli ve büyüklüğü, çeşitli toprak ve iklim şartlarına adaptasyonu, mahsule yatma ve mahsül kalite ve kantitesi, çeşitli hastalık ve zararlılara dayanıklılık yönünden etki etmektedir.

Meyve yetiştiriciliğinde kullanılan anaçlar üretilme şekline göre generatif ve vejatatif olarak iki grupta toplanır.

Erikler için anaç olarak muhtelif erik türlerinin çöğür ve klon anaçları ile şeftali, kayısı ve badem çöğür anaçları kullanılmaktadır.

ERİK YETİŞTİRİCİLİĞİNDE MEYVE SEYRELTMESİ

Japon erikleri ile bazı can eriklerinde bir çiçek tomurcuğundan 1-3 çiçek meydana geldiğinden aşırı yüklenme olmaktadır.

Seyreltme elle yada kimyasal maddelerle yapılır.

haziran dökümünden sonra uygulanır. Diğerlerinde ise genç meyve dökümü sona erince yapılmalıdır.

Yeşil olarak tüketilen can erikleri de ağaçlardaki meyveler aralıklı olarak hasat edildiğinden her meyve toplama, seyreltme yerine geçer.

Eriklerde kimyasal maddelerle seyreltme Eriklardaki kadar başarılı olamamıştır. Kimyasal maddelerin bir kısmı DNOC'li bileşiklerdir.

Bu etkili maddeye sahip Elgetol, ağaçlara %70-80 çiçeklenme devresinde püskürtülür.

Bundan başka bu amaçla kireç sülfür de denenmiştir.

Bu kimyasal madde %6-7 konsantrasyonunda ve % 50-60 çiçeklenme safhasında ağaçlara atılır.

HASAT

En iyi toplama olgunluğu; meyvelerin ağaçta tam iriliklerini, renklerini aldıkları, tam tatlılaştıkları ve eti gevrek olduğu zamandır.

Ana ağaç üzerinde olgunluğun bu kadar ilerlemesi yakın pazarlar için toplanacak meyvelerde söz konusudur.

Uzak pazarlar için ise hasat daha erken yapılmalıdır.dır.

Eriklerde hasat zamanı, üst ve zemin renkteki değişime meyve eti sertliğine, suda eriyen kuru madde miktarına bakılarak veya tam çiçekten hasada geçen süreye bakılarak tayin edilir.

Kurutmalık erik meyveleri ise ağaçlar üzerinde aşırı derecede olgunlaşıp bir miktar suyunu uçurup, buruştuktan sonra hasat edilirler.

Buruşan eriklerin bir kısmı ağaçların dibine düşer. Bunlar yerlerden toplanır.

Ağaçta kalan meyvelerde elle veya makine ile hasat edilirler.

DEPOLAMA

Erikler en uygun olarak 0 C veya -0.5 C'de saklanırlar.

Bu sıcaklık derecesinde Avrupa eriklerini 3-4 hafta, Japon eriklerini de 7-8 hafta saklamak mümkün olur.

Düşük sıcaklık derecesinde iç kararması yapan erikleri kontrollü atmosfer koşullarında 4-8 C de yukarıda belirtilen sürelerde saklamak mümkündür.


ÖZLER YILDIRIM
0532 521 67 47

OzlerYildirim@gmail.com