Aramaktan çekinmeyin 0532 521 67 47

Aramaktan çekinmeyin 0532 521 67 47

Yetiştiricilik Noksanlıklar Ürünler Zararlılar Hastalıklar Konular Havale bilgileri

KAYISI YETİŞTİRİCİLİĞİ Bakımı Hastalık Zararlıları Besin Noksanlığı ve Bitki Beslemesi

Kışları nispeten soğuk, yazları sıcak olan iklim bölgelerinde yetişen kaysı meyvelerinin yüksek kalitede olgunlaşabilmesi için yaz aylarında atmosferin kuru olması gerekmektedir.

Havası nemli ve ilkbahar sisli geçen yerlerde çil hastalığına (Sclerotinia) tutulur ve meyve kalitesi düşer.

Bu nedenle bahçelerin iyi havalanır bir şekilde kurulması gerekir.

Bunun gibi ilkbaharın geç donları da bademden sonra çiçek açan bu meyve  türünün herhangi bir yerde yetiştirilmesini sınırlamaktadır.

Kayısı üretimini olumsuz etkileyen iklim faktörleri; aşırı kış soğukları, ilkbahar geç donları, yaz aylarının serin ve yağışlı geçmesidir.

Bu açıdan, GAP Bölgesi oldukça uygun iklim koşullara sahiptir.

Kayısı yağış isteği bakımından badem kadar, hatta bazı hallerde ondan da daha çok kurağa dayanır.

TOPRAK İSTEĞİ

Kayısı derin, geçirgen, iyi havalanan, sıcak ve besin maddelerince zengin olan ince dokulu, tınlı veya tınlı kireçli topraklarda en iyi yetişir.

Kayısılar, çok nemli ağır topraklardan hoşlanmaz.

Bu gibi topraklarda ancak erik anacı üzerine aşılanırsa büyümesine devam edebilir.

KAYISI YETİŞTİRİCİLİĞİNDE BİTKİ BESİN NOKSANLIKLARI, BELİRTİLERİ, GİDERİLMESİ, GÜBRELEMESİ

Noksanlık görüldüğünde, aşağıdakilerden ürünlerimizden uygun olanını kullanınız veya arayın seçmenize yardımcı olalım.

Noksanlıkların önüne geçmek için, ilk yapraklar serçe gagası kadar olduğundan itibaren düzenli kullanınız.

Kayısı yetiştiriciliğinde çinko noksanlığının

tipik belirtisi, daralmış, küçülmüş yapraklar ve rozet oluşumudur.

Bu ölçümün nedeni ise boğum araları uzunlukları oldukça kısalmış olmasıdır.

Yaprak kenarları bazen dalgalı bir hal alırlar.

Yaprak yüzeyin de damar kenarları yeşil kalmak üzere, damar aralarında sari mozaik şeklinde lekeler oluşur.

Noksanlık çok şiddetli değilse sadece yaprakları etkiler, sürgün gelişimi normal devam eder.

Ancak noksanlık şiddetli ise sürgün gelişimi tamamen durur.

Sürgünlerde meyve tomurcuğu sayısı azalır veya tamamen yok olur.

Taş çekirdekli meyvelerin meyve etlerinde kararmalar görülür.

Kayısı yetiştiriciliğinde potasyum noksanlığı

yapraklarda kıvrılma ve kırmızımsı kahve lekelerle beliren simptomlara neden olur.

Sürgün uçlarında ölme, zayıf çiçek ölçümü ve normalden küçük meyveler olur. 

Kayısı yetiştiriciliğinde azot noksanlığında

yapraklar kısa ve sarımsı yeşil renkli olurlar.

Dallar ince gelişirler.

Genellikle çiçek bol olmakla birlikte, meyve sayısı az ve meyveler küçük olur.

Kayısı yetiştiriciliğinde bor noksanlığında

meyvelerinde kahve renkli lekeler veya mantarımsı doku oluşur.

Bazı durumlarda meyvelerde çatlama ve büzülme görülebilir.

Olgunlaşma gayri nizami olur.

Önemli Not:

Bahçenizi her ilaçlamanızda eğer sulama veya ilaçlama suyunuzun pH sı 8 - 8.5 ise muhakkak Wet yayıcı yapıştırıcı kullanınız.

(Ülkemizin birçok yöresinde toprak ve su pH sı 8- 8.5 hatta 9 a kadar çıkmaktadır.) Üretilen bütün ilaçlar 6 - 7 pH aralığına göre üretilmektedir. en Kaliteli ilaçlar dahi 6 ila 15 dakika arasında, % 30 varan oranlarda etkisini kaybetmektedir.

(kesilmiş yoğurt örneği gibi) Buda ilacınızın etkisinin azalmasına neden olacaktır.

Bu nedenle bizim tavsiyemiz holderinize, tankınıza veya sırt pompanıza,

TANK SIRALAMASI Sırasıyla (SIRALAMAYA BOZMAYIN)

1 FAVORİTE WET PH DÜŞÜRÜCÜ- YAYICI YAPIŞTIRICI
İlaçlama suyunun PH sını düşürür, ilacın bozulmasını önler.
İlaçlar bitkiye uygulandıktan sonra ilacın yaprağa yayılmasını sağlar, yapraktan akmasını önler.
2 PROTEINATE ORGANİK SIVI GÜBRE
Bitkinin düzgün ve dengeli beslenmesini sağlar. Meyvelerin albenili, parlak, renkli, iri, dayanıklı, sert, ağır, lezzetli ve hoş kokulu olmalarını sağlar.
3 İNSEKTİSİT BÖCEK İLACI
Zararlı dönemine göre, sayfanın en altındaki zararlılara karşı, bir ilaç kullanın. İlaçların kullanma - hasat sürelerine dikkat edin.
4 FUNGUSİT MANTAR İLACI (Ayrı bir kapta karıştırdıktan sonra)
Hastalık dönemine göre, sayfanın en altındaki zararlılara karşı, bir ilaç kullanın. İlaçların kullanma - hasat sürelerine dikkat edin.
5 DİĞER Teknik elemanlarımızca önerilen diğer iz elementler.  

Mümkün olduğunca hepsini bir arada kullanmaya çalışın, maliyetleri düşürün.

CANTEX ROOT
Kireç çözücü
Sezon başında kireçli topraklarda muhakkak kullanılmalı. Kılcal köklerin etrafını sarmış kireç kaymak tabakasını yok eder. Toprakta bağlanmış demir, fosfor ve fosfatlar açığa çıkar, bitki bunları kullanır. defalarca demir ve fosforlu gübreler kullanmanıza gerek kalmaz. DÖNÜME 1 KG damla sulama
PROTEINATE
Organik gübre
Çiçeklenmeden önce 1. uygulama,
meyve tutumunda 2. uygulama,
hasattan 45 gün önce 3. uygulama yapılır
Gereksinim duyulan bütün dönemlerde 300 gr / 100 lt su ile olmak üzere 2 uygulama.
200-300 cc
ÇİNKOLU GÜBRE Gözler patladığında ve çiçeklenme bittikten sonra uygulanır. En önemli uygulanma zamanı ise meyve toplandıktan (yaprak henüz düşmeden) yapılandır. Gelecek ilkbaharın gözlerinde çinko birikimini ve sağlıklı yeni sürgünlere olanak sağlar. 125-150 cc
DAMLA SULAMA AZOT, FOSFOR, DENGELİ, POTASYUM
Her dönem düzenli kullanılmalı. Bitkinin NPK sı karşılanmalı
2-3 kg

Her ilaçlamada yaprak gübresi muhakkak kullanılmalıdır.

Yaprak gübreleri bitkilerin strese girmesini önler.

Bitkilerin mikro element ihtiyaçlarını karşılar. Meyve tutumunu ve meyvelerin kalitesini arttırır.

KAYISI HASTALIK VE ZARARLILARI

Armillaria
Kök
Çürüklüğü
Badem
Dal
Kanseri
Bakteriyel Kanser Ve Zamklanma
Erik
Pası
.
Monilya
(Mumya)
Hastalığı
Rosellinia
Kök
Çürüklüğü
Sitospora Kanseri
.
Şarka
Virüsü
.
Şeftali
Yaprak
Kıvırcıklığı
Şeftali
Kara
Lekesi
Yaprak Delen
(Çil)
Hastalığı
Badem
İç
kurdu
Bakla
Zınnı
.
Doğu
Meyve
Güvesi
Dut
Kabuklu
Biti
Erik
İç
Kurdu
Erik
Koşnili
.
Kahverengi Koşnil
.
Kırmızı Örümcekler (Akarlar)
Meyve
Ağacı
Dip Kurtları
Meyve
Göz
Kurtları
Şeftali
Güvesi
.
Tomurcuk
Tırtılları
.
Virgül
Kabuklu
Biti
Yazıcı
böcekler
.

KAYISI İLAÇLAMA PROGRAMI

SONBAHARDA

YAPRAKLARIN ¾ 'Ü DÖKÜLDÜĞÜNDE

BAKTERİYEL KANSER Ağır hasta ağaçlar sökülüp yakılmalıdır. Ağaçlar üzerindeki kurumuş veya hastalık belirtisi bulunan dallar ve gövde üzerinde bulunan kanserler sonbaharda ilaçlamadan önce enfekteli kısmın 30-60 cm altından kesilerek yakılmalıdır. Budamada kullanılan aletler her seferinde % 10’luk çamaşır suyuna daldırılarak dezenfekte edilmelidir.
YAPRAK DELEN Hastalık ağacın tomurcuk, yaprak, sürgün ve bazen de meyvelerinde belirti verir. Yapraklardaki ilk lekeler, yuvarlak, 1 mm çapında ve kırmızımsı sarı renktedir. Bu lekeler koyu kahverengileşir ve kuruyarak düşer. Böylece yapraklar, saçma ile delinmiş gibi bir görünüm kazanır. Yaprak delen hastalığı için bu belirti tipiktir. Yapraktaki delinme ve dökülme ile ağaç zayıf düşer. Enfekteli tomurcukların, ilkbaharda parlak, zamklı olması ve kolayca kopmamaları, bunların sağlamlardan ayrılmasını sağlar.

GÖZLER

UYANMADAN ÖNCE

BAKTERİYEL KANSER  
KABUKLU BİTLER San Jose kabuklu bitinin çok yoğun (sıvama) olduğu bahçelerde, kışlık yağlar kullanılarak yapılmalıdır. İlaçlama, ağaçların kış uykusunda olduğu dönemde ve en geç gözler uyanmadan 3-4 hafta öncesine kadar yapılmalıdır.

ÇİÇEK

TOMURCUKLARI AÇILMADAN ÖNCE

YAPRAK DELEN Hastalıklı tomurcuk ve kanser yarası bulunan dal ve sürgünler budanarak bahçeden uzaklaştırılmalıdır. Sulama, gübreleme, toprak işlemesi ve budama, iyi bir havalanma ve ağacın kuvvetli gelişmesini sağlayacak şekilde uygulanmalıdır.

TOMURCUK TIRTILLARI

Bu dönemde her 10 dekar için temsili olarak seçilecek 5 ağacın değişik yönlerinden 20 (toplam 100) tomurcukta veya bukette gözlem ve sayımlar yapılarak 10-15 larva bulunduğunda mücadeleye karar verilir
   

ÇİÇEKLENME BAŞLANGICINDA

(%5-10 ÇİÇEK)

ÇİÇEK MONİLYASI (MUMYA) Hastalığın görüldüğü bahçelerde ağaçlar üzerindeki tüm kuru dallar budanıp yakılmalı, mumyalaşarak ağaç üzerinde kalmış ve yere düşmüş meyveler toplanarak imha edilmelidir.

TAM ÇİÇEKLENME

(% 90-100)

ÇİÇEK MONİLYASI (MUMYA) Hastalık bitkide çiçek, çiçek sapı, meyve ve sürgünlerinde belirti oluşturur. Hastalığa yakalanmış çiçekler kahverengileşir, dal üzerinde kurur ve mumyalaşır. Meyveler olgunlaşmaya yakın belirti verir.
BAKLA ZINNI Bakla zınnı erginleri, günün güneşli saatlerinde çok hareketlidir. Bu nedenle, erginlerin az hareketli oldukları sabahın erken saatlerinde, ağaçların altına çarşaflar serilmeli ve ağaçlar kuvvetlice silkelenerek, ergin böceklerin çarşafın üzerine düşmesi sağlanmalı ve düşen böcekler toplanarak öldürülmelidir. Ağaçların altına mavi renkli leğenler yerleştirilir ve bu kaplar yarıya kadar su ile doldurulur. Ergin böcekler, mavi renge yönelerek, kapların içindeki suya düşer. Düşen böcekler, toplanarak imha edilir.

ÇİÇEKLENME

SONUNDA

KIRMIZI ÖRÜMCEKLER

Bahçeyi temsil edecek şekilde seçilen 10 ağaçtan koparılan 100 yaprakta periyodik olarak sayım yapılmalıdır. Yapılan sayımlarda, yaprak başına 8–10 adetin üzerinde kırmızı örümcek bulunması ve doğal düşmanların etkinliğinin çok düşük olması durumunda ilaçlama yapılmalıdır.
YAPRAK BÜKENLER Ağaç başına ortalama 5 adetten fazla yumurta paketi bulunan ve erken ilkbaharda çiçek ve yaprak buketlerinin % 5 ’den fazlası larva ile bulaşıksa kimyasal mücadele yapılır.

HASTALIK

GÖRÜLÜNCE

ARMİLLARİA KÖK ÇÜRÜKLÜĞÜ Hastalık yeni başlamış ise,hasta kökleri kesilip hasta kısımlar kazındıktan sonra bu yerlere % 5’lik Bordo bulamacı veya % 2 ’lik Göztaşı ilaçlarından biri fırça ile sürülür, ilaç kuruduktan sonra üzeri aşı macunu veya 750 gram Ardıç katranı+250 gram Göztaşı karışımı ile kapatılmalıdır. Kökler tamamen hasta ise, ince köklere kadar sökülerek kendi çukurunda yakılır, yerine sönmemiş kireç dökülerek kapatılır. Hasta bahçedeki sağlamları korumak için sonbaharda veya ilkbahara girerken ağaçların taç izdüşümleri % 5’lik Karaboya, % 2’lik Göztaşı m2 ’ye 10 litre ilaçlı su ile ilaçlanmalıdır.

ZARARLI

GÖRÜLÜNCE

DİP KURDU Erginler yabancı otlar arasında saklanabileceğinden ot temizliğine dikkat edilmelidir. Kabuklu bit problemi yoksa, ağaçların gövdesine kireç badanası yapmak, yumurta koymasını azaltacağından faydalıdır. Kabuklu bit problemi varsa kireç badanası yapılmamalıdır. Ağaçlarda Mayısın ilk haftasından başlayarak ergin çıkışı gözlenmelidir. Ağaç altlarında sap dibinden yenmiş taze yaprakların bulunması, ağaç gözlerinin veya taze sürgünlerin kemirilmiş olması, zararlının varlığını gösterir. Böyle ağaçlarda ergin görüldüğünde veya bu ağaçların kök boğazları açılarak incelendiğinde larvalara rastlanırsa mücadelesine karar verilir. Kimyasal mücadele Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında, zararlının yumurtalarını kök boğazı civarında toprağa koyduğu dönemde, her 15 günde bir yapılmalıdır. İlaçlamada, ağacın 1 m yüksekliğe kadar olan gövdeleri ve 1 m çaplı daire içinde kalan kök boğazı civarında toprak yüzeyi ilaçlanmalıdır.
KABUKLU BİTLER Ağaçların çiçeklenme döneminden sonra kontroller yapılarak, San Jose kabuklu bitinin hareketli larvalarının çıkışı izlenir. Hareketli larvalar çıkmaya başladığında birinci, bundan 20 gün sonra da ikinci, gerekiyorsa üçüncü döllere karşı da ilaçlama yapılmalıdır. Bu zararlıya karşı, Ağustos ayından itibaren ilaçlama yapılmamalıdır

SÜRGÜNLERİN TAZE OLDUĞU DÖNEM

( 15-20 cm ve Meyve dönemi)

DOĞU MEYVE

GÜVESİ

Eşeysel çekici tuzakta, tuzak başına haftada 20 ve daha fazla kelebek yakalanması halinde veya birinci döl sürgün zararı % 5’ten fazla olduğunda, meyvedeki zararı önlemek için ilaçlama gerekir. Bahçeye Mart sonunda eşeysel çekici tuzaklar asılır. İlaçlamalara tuzaklarda ilk ergin yakalandıktan sonra gelişmesini tamamlayan birinci döl larvaların terk ettiği sürgünler görüldük-ten 15 gün sonra başlanmalı ve ilacın etki süresi dikkate alınarak orta geççi çeşitlerde 2; geççi çeşitlerde 3 ilaçlama yapılmalıdır
ŞEFTALİ GÜVESİ Şeftali güvesi’nin meyvedeki toleransı % 2’dir. Bu eşik, erkenci kayısı çeşitlerinde daha da düşüktür. Zararlının mücadelesinde en önemli hususlardan birisi, kayısı alanında mücadeleyi gerektirecek yoğunluğun bulunup bulunmadığını belirlemek ve larva meyve etine girmeden önce ilaçlama zamanını doğru olarak tespit etmektir.

ZARARLI

GÖRÜLÜNCE

YAPRAK BİTLERİ Şeftali yaprak bitine karşı; 50 ağaçta 7 bulaşık dal olduğu zaman kimyasal mücadele yapılır. Erik unlu bitine Mayıs-Haziran-Temmuz aylarında 50 ağacın 2 ’sinde bulaşma tacın ¼’üne yayılmışsa, Şeftali gövde kanlı bitine karşı Nisan, Mayıs, kısmen Haziran ayında her gövde ya da ana dalda 2-5 yaprak bitine rastlanıldığında mücadele yapılır.

KIRMIZI

ÖRÜMCEKLER

Bahçeyi temsil edecek şekilde seçilen 10 ağaçtan koparılan 100 yaprakta periyodik olarak sayım yapılmalıdır. Yapılan sayımlar-da, yaprak başına 8–10 adetin üzerinde kırmızı örümcek bulunması ve doğal düşmanların etkinliğinin çok düşük olması durumunda ilaçlama yapılmalıdır.

YETİŞTİRME TEKNİKLERİ

Çoğaltılması ve Kullanılan Anaçlar

DOTP Tesisi
Etil Alkol Tesisi
DOP Tesisi
DOA Tesisi
Butil Asetat Tesisi
Butil Akrilat Tesisi
Etil Asetat Tesisi
PET şişe atıklarından DOTP üretimi

Kayısı çeşitleri aşı ile çoğaltılır. Kaysının çoğaltılmasında kullanılan en uygun aşı, durgun göz aşısıdır.

Aşı normal olarak toprak yüzeyinden 10-15 cm yükseklikten yapılırsa da kışları soğuk geçen yerlerde yüksekten aşılamak, yeni gövdeyi zerdaliden teşkil etmek daha güvenli olur.

Çöğürler tohum tavalarından şaşırtma parsellerine dikilir veya şeftalide olduğu gibi tohumlar sıralar üzerine ekilerek yerinde aşılanır.

İkinci uygulama ile bir yıl kazanılmış olur.

Kayısıya anaç olarak zerdali, mirobolan eriği, badem ve şeftali kullanılır.

Ancak, anaç seçiminde toprak şartları, topraktaki zararlılar, ağacın gelecekte alması beklenilen büyüklük ve meyvelerin kullanılma şekilleri ve kalitesi büyük rol oynar.

Kültür çeşitleri ile uyuşması, üzerindeki kalemin gelişmesi ve hatta kurak şartlara dayanması bakımından kaysı için en iyi anaç zerdalidir.

Bu anaç nemotoda dayanıklı olduğu gibi derin ve geçirgen topraklarda tercih görür.

Kireçli ve hatta kısmen tuzlu topraklarda da yetişir.

Badem kaysıya anaç olarak kireçli ve taşlı topraklarda kullanılır ancak, bademle kaysıların her zaman uyuşmadıkları unutulmamalıdır.

Kayısıya anaç olarak, özellikle alüviyal topraklarda, şeftali de kullanılsa da bu anaçla da çoğu zaman kayısıyla iyi uyuşmamaktadır.

Nemli ve ağır topraklarda kaysıya anaç olarak eriğin kullanılması bir zorunluluktur.

BAHÇE TESİSİ

Tesis sırasında zerdali anacı üzerindeki ağaçlar arasında 10 X 10 bırakılmalı, erik anacı üzerinde bu 8 X 8 olabilir.

Sulanmayan yerlerde bu mesafe ve aralıklar, 1,5 veya 2 katına çıkarılır

Fidanlar, bahçeye kışı ılık geçen yerlerde sonbaharda, yaprak dökümünden ilkbaharda gözlerin sürmesine kadar geçen periyot dikilir.

Bununla birlikte, bu şartlarda, en iyisi, dikimin kış başında yani fidanlar kış dinlenmesine girdikleri zaman yapılmasıdır.

TOPRAK İŞLEME

Kayısı bahçelerinde dikimden sonra ilk birkaç yıl açık toprak işlemesi yapılır.

Bundan sonra, bahçelerde geçici bir örtü bitkisinin ekilmesi faydalı olur.

Bahçelerde daimi çayır toprakta suyun bol bulunduğu yerlerde ekilebilir.

Kıraç alanlarda türlü materyalle yapılan malçlamanın gerek meyve miktarı gerekse meyve iriliği üzerine olumlu etki yaptığı bulunmuştur.

Sonbaharda yaprak dökümünden sonra bahçe yüzeysel olarak kültüvatör veya küçük bahçe pulluğu ile sürülür.

İlkbaharda çağlalar fındık büyüklüğüne geldiğinde ve yabani otların çoğunluğunun çıktığı, yağışların bol olduğu dönemde, sıra araları yine aynı şekilde sürülür.

Ağaç dipleri belle işlenir.

SULAMA

Meyvelerin irileştiği ve olgunlaştığı yaz devresinde sulanması gerekmektedir.

Sulama imkanlarının bulunduğu yerlerde toprağın geçirgenliği, sıcaklık ve buharlaşma şiddeti dikkate alınarak sulama aralıkları tayin edilmelidir.

Sulama sırasında suyun 1,50-1,80 m. yani köklerin en çok bulunduğu toprak bölgesine ulaşması istenir.

Sık sık yüzlek yapılan sulamalar fayda yerine zarar verir.

BUDAMA

Kayısı ağaçları sebest goble, değişik doruk dallı ve yatay palmet şeklinde taçlandırılırlar.

Ağaçlarda taç şekli amacıyla yapılan budamalar esnasında ana ve yan dallar üzerinde uzanmış olan obur dallar ile aynı yönde birbirine çok yakın uzamış olan sürgünlerin kesilmesiyle büyüme teşvik edilmiş ve iyi bir bahçe kurulmuş olur.

Verimli ağaçların budanmasında esas ürünün iki ve daha yaşlı dallar üzerinde meydana geldikleri dikkate alınarak dalcıkların korunmasına çaba gösterilmeli Bu nedenle kaysılarda dalcık seyreltmesi yapılmaz.

Ancak yapılan budamalarla da tacın iç kısmının iyi ışık görmesini ve bu dalların kurumamalarına yardım edilir.

Ağaçlar yaşlandıkça yeni sürgünlerin uzunlukları da azalmaya başlar. 40-75 cm'lik bir gelişme göstermesi gereken sürgünler artık bu kadar büyümüyorsa budamayı daha şiddetli yapmak gerekir.

Kayısılarda budama yaraları mutlaka macunla kapatılmalıdır.

SEYRELTME

Kayısılarda seyreltme daha çok sofralık olanlarda yapılır. Kurutmalık olanlarda yapılmaz

Seyreltme meyve iriliğini artırır, meyvelerin dallarda ve ağaçlar üzerinde iyi bir şekilde dağılmalarını sağlar ve meyvenin kalitesini yükseltir.

Kayısıların en iyi seyreltme zamanı çekirdeğin sertleşmeye başladığı zamandır.

Seyreltme sırasında küçük meyveler koparılmalı, büyük olanlar bırakılmalı ve 4-8 cm mesafe ile seyreltilmelidir.

HEREKLEME

Ağaçlar büyüyüp yaşlandıkça dallar, yaprak ve meyvelerin ağırlığı ile aşağı doğru sarkar.

Ürünün fazla olduğu özellikle olgunluğa doğru dalların kırılma tehlikesi artar bunu önlemek için dallara herek vererek kırılmaları önlenir.

HASAT

Kayısı ağaçları ekolojik şartlara ve kullanılan anaca göre 3-5 yaşında meyve vermeye başlar.

Genellikle onuncu yıldan itibaren tam ürün alınır.

Elli yaşından sonra meyve verimi düşmeye başlar.

Ağaç başına verim, bakım şartlarına ve ekolojik şartlara göre değişir. Canino çeşidinden ağaç başına 74.86 kg verim alınmıştır.

Sofralık ve uzak mesafeye nakledilecek olan kaysılar henüz sertken ve zemin rengi kısmen sarardığı zaman toplanır.

Konservelik kaysılarda meyveler yumuşamaya başlayınca ve olgunluk rengini alıncaya kadar bırakılır.

Kurutmalık kaysılarda meyveler ağaç üzerinde tamamen olgunlaşıncaya kadar bırakılır.

Bir ağaçtan hasat normal olarak 3 defa yapılır. Daha fazlada tekrar edilebilir.

Seçilen boylar (ekstra, 1. sınıf, II sınıf) ayrılan kaysılar bir kiloluk sepetlere veya 4-6 kiloluk tablalara konur.

Ekstra meyveler tek sıra olarak düz veya çapraz istif edilir. Kaysı ambalajında da 30 x 40 x ve 30 x 50 cm boyundaki tablalar en elverişlidir.

Kayısılar uzun süre saklamaya gelmez, pazarda yığınağı önlemek ve uzak mesafelere sevk olgunluğunda toplanmış kaysıları sıfır derecede 7-10 gün saklamak mümkün olmaktadır.


ARAMAKTAN ÇEKİNMEYİN
ÖZLER YILDIRIM
0 532 521 67 47

OzlerYildirim@gmail.com